|
Bazı insanlar vardır.. on parmağında on marifet olan. Online sohbetler serimizin bu haftaki konuğu olan Tülin Şahin bu tip insanlardan biri.
Mankenlik kariyerinde başarıdan başarıya koşan Şahin’in hızına yetişmek pek mümkün olmasa da bir deneyelim ve mankenliğin yanı sıra neler yapıyor kısaca bir özetleyelim: - Şahin, başta P&G, Unilever, Marks&Spencer olmak üzere uluslarası büyük şirketlere seminer,eğitim ve konferanslar veriyor... - ‘Cosmopolitan’ dergisinin moda editörü... - ‘Para’ dergisinde her hafta işadamları ve işkadınlarına moda, sağlıklı beslenme,bakım gibi konular hakkında yazılar yazıyor... - www.doguscocuk.com.tr nin moda editörü olarak her hafta çocuklara moda hakkında yazılar yazıyor ve onlardan gelen soruları cevaplandırıyor... - Mükemmel bir fiziğe sahip olan Şahin, Ritz Carlton Hotel’de kadınlara aqua gym dersleri veriyor... - Vizon Beauty’ dergisinde tam altı sayfa olmak üzere makyaj ve bakım hakkında yazılar yazıyor... - Yazdığı üçüncü kitabın imza günleri ve özel projeleri hala devam ediyor. Dördüncü kitabı ise yolda... - Firmalara moda editörlüğü ve danışmanlık yaparak A-Z ye her şeyleri ile ilgileniyor... - Resmi internet sitesi olan www.tulinsahin.com'u Genpa’nın sağlam alt yapı teknolojisini kullanarak kendisi tasarlamış. Görünen o ki Tülin Şahin’de sonsuz bir enerji kaynağı var. Bir de bu kadar işe nasıl yetiştiğinin sırlarını açıklayan bir kitap yazsa çok hoş olur diyor ve sizleri bu güzeller güzeli mankenimizle yaptığım online sohbetle başbaşa bırakıyorum... 
Danimarka yıllarınıza geri dönelim. Orada nasıl bir çocukluk geçirdiniz? Gayet güzel bir çoçukluk geçirdim.Rahat her şeyden önce.Kardeşimle beraber iyi bir eğitim aldık.Yokluk çekmeden büyüdük ama bir o kadar da ailemiz tarafından yokluğun ne demek olduğunu öğretilerek büyüdük Danimarka’dan İstanbul’a gelişiniz nasıl oldu? İstanbul’a kolay adapte oldunuz mu? Danimarka da fashion design üzerine okudum. Okul bittiğinde Danimarka’daki mother agencym olan Modelbooking beni çekimler için Paris’e gönderdi. 1998 Ağustos ayında.Paris’ in tam ortasında çekim yapıyordum ki ajansım aradı İstanbul’dan Zeki Triko çekime istiyor diye. İlk başlarda İstanbul fikri çok ürkütmüştü beni ama ısrarlara dayanamayıp bir deneyeyim dedim :) Gece İstanbul’a indim ertesi sabah çekime gittiğimde stüdyonun önünde basın bekliyordu. Hepsi Cindy’e ne kadar çok benziyorsun diyordu sürekli. Fotoğraflarımı çektiler ve ertesi gün Türkiye’de ne kadar gazete ve dergi varsa ben kapaklardaydım :) Türk Cindy diye. Ama ilk başlarda hiçte adapte olamamıştım. Yurtdışında hep disiplinli çalışmaya alışmışım burada onu fazla bulamayınca biraz zorlandım tabii. Ama İstanbul’u o kadar çok sevmiştim ki kalıp her şeye ve herkese bir şanş vermeyi denedim. Kendime de şu sözü verdim: Ne olursa olsun asla disiplininden vazgeçme diye. Ralph Lauren markası için modellik yapmaya başlamanızın hikayesini bizlerle paylaşır mısınız? Avrupa’da bulunan çeşitli department storelarda yayınlanmak üzere çektik gördüğünüz Ralph Lauren’leri. Hep hayran olduğum bir marka ve modacıdır Ralph Lauren… hiç aklımın ucundan geçmezdi ona birgün modellik yapacağım ama çok mutluyum :) yaptığım için. Elime kampanya ulaştığında gözlerime inanamadım :) 
Sizin çocukken modacı olmak istediğinizi biliyorum. Kate Moss çok yakında dev mağazalar zinciri ‘Topshop’için bir koleksiyon hazırlayacak. Yazdığınız kitaplar, moda editörlüğü, ve asıl mesleğiniz mankenlik... Ne dersiniz Moss gibi sizi de yakın bir gelecekte bir moda tasarımcısı olarak görecek miyiz? Evet en büyük hayalim dokuz yaşımdan itibaren modacı olmaktı ama tesadüfen model oldum.Ve moda üzerine okuduğum içinde çok mutluyum ne zaman istersem yapabilirim. Bu tür teklifler çok geliyor ara ara yapıyorum ufak da olsa. Ama çok yakında kendi “stil danışmanlık” şirketimi kuracağım burada isteyenlere tasarlayacağım. Aynı zamanda üç sezondur ‘Batik’ firmasının hem yüzü hem de stil danışmanıyım. Çektiğimiz kampanyaların editörlüğü bana ait. İlkbahar/Yaz 2007 kampanyamızın yanı sıra ‘Batik’ için bir parfüm tasarlayacağım. Çok heyecanlıyım. Biliyorsunuz Cindy Crawford bir kozmetik devi olan ‘Revlon’un eski yüzüydü. Film oyuncusu Eva Mendes kimilerine göre Cindy Crawford’a olan benzerliğinin de sayesinde Revlon’un yeni yüzü oldu. Bence ‘Revlon’un yeni yüzü olmak size de çok yakışırdı. İlerde bu tip bir çalışma içine girmeyi düşünüyor musunuz? Çok teşekkür ederim :)) Eva çok güzel bir kadın ve yakışıyor Revlon'a. Revlon getirirse teklif neden olmasın :)) 
İşiniz dolayısıyla moda ile içiçe bir şekilde yaşıyorsunuz. Günlük hayatınızda nasıl giyinmekten hoşlanırsınız? Vazgeçemediğiniz markalar var mı? Günlük hayatta spor,şık ve klasik giyinmeyi severim. Beni sokakta asla eşofmanla göremezsiniz hiç ben değil. Artı eşofmanla sokağa çıkmayı doğru bulmuyorum onun yeri evde ve spor salonunda. Salaş olmak da bana göre değil. Günlük hayatımda üç sezondur hem “yüzü” hem de moda editörlüğünü yaptığım Batik’ten giyiniyorum. Bir davet söz konusu ise ya kendim tasarlıyorum ya da Hakan Yıldırım, Yıldırım Mayruk, Tuana Büyükçınar dan bişeyler alıyorum Tarzını beğendiğiniz moda tasarımcıları arasında kimler var? Çok var say say bitmez :) Michael Kors, Arzu Kaprol, Hakan Yıldırım, Tuana Büyükçınar, Yıldırım Mayruk, Valentino, Ralph Lauren, Missoni,Stella Mccartney.. Mankenlik mesleğine yeni adım atacak gençlere neler önerirsiniz? Her zaman çok çalışsınlar, doğru ajansı seçsinler,disiplinli olsunlar ve her çekimlerine ilk ve tek çekimmiş gibi gitsinler her daim başarılı olurlar Bakım sırlarınızın bazılarını okuyucularımızla paylaşır mısınız? Cildimi iyi temizler ve iyi nemlendiririm işim olmadığı zaman makyaj yapmam. Her zaman spor yapsınlar. Spor çünkü en iyi ve en etkili nemlendirici,botox ve makyaj diyebiliriz :) spor yaptıkları sürece gerisini hiç düşünmesinler Müthiş bir iş disiplinine sahip, çalışmayı çok seven bir insansınız. Eminim sık sık, sizin kadar disiplinli olmayan insanlarla karşı karşıya geliyorsunuzdur. Bu tip insanlara karşı neler hissediyorsunuz? Çok teşekkür ederim. Evet yukarıda söylediğim gibi ilk İstanbul’a geldiğimde şok geçirmiştim :)) bu tip insanlara inanamıyorum. İşinde disiplinli olmayan insanın işine karşı ve kendine karşı saygısı yoktur diye düşünüyorum. Ve zaten bu tip insanlar her zaman oldukları yerde sayarlar daha da fazla ilerleyemezler. Mümkün oldukça bu tip insanlarla beraber çalışmamaya özen gösteriyorum. Çünkü benim vaktim inanılmaz kaliteli ve pahalı. 
İstanbul’da bulunmaktan hoşlandığınız mekanlar ve semtler arasında hangileri var? Her yerini ayrı seviyorum İstanbul’un ah birde doya doya gezmeye vaktim olsa :) her gün neredeyse 20 saat çalışıyorum. AKM’ nin yanında bulunan Gezi pastanesine bayılıyorum. Hem yemeklerine hem de atmosferine. Piyasa bir yer değil bu açıdan süper. Çünkü öyle yerlerden pek hoşlanmam. Bebek, Arnavutköy, Yeniköy, Tarabya’ yı da çok seviyorum Yeniköy’deki Paul’u da çok seviyorum gözlerden uzak sakin bir yer.. Suadiye ‘de Beyaz Fırın beni baştan çıkarıyor. Hemen yanında gittiğim spor salonu The Shore Club var ordan çıkar çıkmaz hemen Beyaz Fırın ‘a gidiyorum. Kilyos’ta sahilde kumun üzerinde bir balıkçı var ismi Şanzelize. Eşim ile burayı çok seviyoruz. Ama dediğim gibi o kadar az vaktim var ki bu güzel yerlere gidip bu güzel şehrin tadını doyasıya çıkarmak için. Sunset restaurant manzara ve yiyecekleri ile süper.G ece çok dışarı çıkmayız ama olursa eğer ilk tercih ettiğimiz yerler arasında İzzet Çapa ‘nın mekanları gelir. Çünkü kalite bellidir. Ama ah,ah … :)) biraz daha zaman… Tipik bir gününüz nasıl geçer? Koşuşturma ve kulağımda cep telefonu zannedersiniz ki Wall Street’i ben idare ediyorum :)) Tipik bir günüm diye bişey yok aslında çünkü çalışma mekanım her gün değiştiği için günler birbirini tutmaz. Bazen havaalanlarında koşuşturma daha doğrusu ülkeler ve kıtalar arası. Bir günde üç ülkede çekim yaptığımı biliyorum. Bazen ise burada İstanbul ‘da sabah bir ürün tanıtımı,öğlen bir çekim, akşam bir defile….v.s gibi geçer Bu yoğun çalışma temponuz içinde kendinize nasıl zaman ayırıyor, enerji depolamak için neler yapıyorsunuz? Enerjimi sadece spordan almayı tercih ediyorum…yani en doğal yoldan. Sporumu açık havada yapıyorum böylece toksinleri atarken temiz hava da almış oluyorum. Artı Ritz Carlton Hotel’de sıcak taş masajı yaptırıyorum. Geçtiğimiz günlerde ilk defa bir spor salonunda spor yapmak üzere hemen evimizin yanında bulunan The Shore Club ‘a yazıldım .Spor hocam Özge süper. Bize biraz yeni projelerinizden bahseder misiniz? Yukarıda bahsettiğim gibi “Stil Danışmanlık” şirketi kurmakla uğraşıyorum. Dördüncü kitabımı yazıyorum doğru giyinme tüyoları üzerine. Bende yeni proje hiç bitmez.Arkadaşlarım bana proje merkezi diyorlar :) Sırada Marcel Proust’un anketinden yola çıkarak hazırladığımız sorular var. Sık sık kullandığınız bir sözcük var mı? Varsa nedir? O.K En büyük lüksünüz nedir? Zaman ve bir yerde oturup sakın sakın kahve içmek Şu anki ruh haliniz nasıl? Süper En büyük korkunuz nedir? Yok Karakterinizin en belirgin özelliği nedir? Herkes beni tarif ederken her zaman içten,dürüst,aktif,çalışkan ve heyecanlı ve yardımsever olduğumu söyler :) En sevdiğiniz yazarlar kim? Paulo Coelho’nun tüm kitaplarını okudum ne zaman bir kitabı çıksa anında alıyorum ve hemen yutuyorum ve yeni çıkacak kitabını her zaman büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum. Tülin Şahin’e bu güzel online sohbet için bir kez daha teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Başka bir online sohbette görüşmek üzere
New York’tan sevgilerle Rana Solaker Tülin Şahin Fotoğraf Galerisi 
|