 Bennu Gerede Modayı sanatın bütün dallarıyla birleştirme hedefini güden NYC 2 IST’in bu haftaki konuğu başarılı bir fotoğraf sanatçısı olmasının yanı sıra aynı zamanda başarılı bir film oyuncusu olan Bennu Gerede.
Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Yirmi yıldır amatör ve profesyonel olarak fotoğraf cekiyorum. New York’ta büyüdüm, lise son sınıfı Fransa’nın Güneyinde yatılı okulda okudum. İstanbul’a dönüp iki sene tiyatro, oyunculuk, fotoğrafçılık, yönetmen asistanlığı yapıp Paris’te Parsons School of Art and Design’I kazanıp üç buçuk yıl orada okuyup (arada bir filmde başrol oynadım) bfa (fotografçılıkta) alıp- film sayesinde Rusya, Fransa ve Hong Kong’a gidip (orada bir kaç ayım geçti)- İstanbul’a döndüm. Burada Zeynep Tunuslu ile ‘Aman’ dergisini yaratıp iki sene boyunca marjinal bir dergi çıkardık. Sonra ikizlerime hamile kalıp, New York’ta doğum yaptım ve tekrar profesyonel olarak fotoğrafçılığa başladım. Sanata yönelmenizde aile ortamınızın ne gibi etkileri oldu? Çok güzel ve çizgi dışı bir çocukluğum oldu. Babam hep klasik müzik dinleyip viyolonsel çalardı, annem de Avrupa’da dolaşıp senaryolar yazıp filmler için prodüksiyon parası arardı. Beni hiçbir zaman yapmak istemediğim bir şeye zorlamadılar. Piyano dersi aldım, viyolonsel çaldım, şarkı söyledim, tiyatro yaptım. Hatta Broadway’deki ‘Annie’ müzikalinin denemelerine bile katılmıştım. Kariyerinizle ilgili en büyük hayaliniz nedir? Herhalde sergilerimin yurt dışında ilgi görmesi ve bir gün tek bir kare bile olsa ‘Vanity Fair’ için bir çekim yapmak. En beğendiğiniz artık hayatta olmayan fotoğraf sanatçısı ve en begendiğiniz yaşayan fotoğraf sanatçısı kim? Guy Bourdin ve Helmut Newton. Hayatta olanlardan biri herhalde Annie Lebowitz. Fotoğraf sanatçısı olmak isteyen gençlere neler önerirsiniz? Sürekli araştırsınlar. Okusunlar. Konu düşünsünler. Boş boş fotoğraf çekmesinler. Biliyorsunuz online dergimizin adı New York to İstanbul. İstanbul’da ve New York’ta bulunmaktan hoşlandığınız mekanlar ve semtler arasında hangileri var? Her gittiğimde mutlaka United Nations’a uğrarım. Babam orada çalışırdı ve çok zamanımız geçti Beekman Place ve UN arasında. Central Park’ta yürüyüş yapmaktan hoşlanırım. Chelsea, SoHo, Meat Packing District’te galerileri dolaşmayı severim. Açıkçası New York’u çok özlüyorum. Her kenarını. Mekanlar ve semtler demişken...Sedef Adası’nın sizin için çok önemli bir yer olmasının nedeni nedir? Benim çocukluğumun her yazı orada geçti. Ve şimdi üç oğlum ile tekrar çocukluğumu yaşıyorum. Evimiz dört nesil gördü, bence bu inanilmaz bir olay. Ayrica hem İstanbul’a çok yakın, hem de aynı zamanda çok uzak hissediyorsun. Çocuklar icin ideal bir yer. Yüzebiliyorlar, bisiklete biniyorlar, araba yok, bir tek bakkal var- kısacası köy gibi. Şu anki projeleriniz arasında neler var? Celebrations of Love- honor killings- Töre cinayetlerini fotoğrafa dökeceğim. Seyahat etmeyi çok sevdiğinizi biliyorum.En son gittiğiniz yer ve oradan edindiğiniz izlenimler nelerdir? En son Alaçatı’ya gittim. Ekim sonuydu. Çok beğendim. Çocuklar tam köy hayatı yaşadılar. Sokakta top oynadılar, bakala tek başların gidip yumurta aldılar. Maalesef bunları şehir hayatında yapamıyorlar. İlk kişisel serginiz olan ‘Teslimiyet’le vermek istediğiniz mesajlar yerine ulaştı mı sizce? Evet. NYC 2 IST modayı sanatın bütün formlarıyla birleştirmeyi hedefleyen bir dergi. Sizin modayla aranız nasıl? Vazgeçemediğiniz markalar var mı? Açıkçası pek markacı değilim. Ve çok zor beğenirim. Yohji Yamamoto, Hüseyin Çağlayan. Jil Sander... Sırada Marcel Proust’un anketinden yola çıkarak hazırladığımız sorular var. Mutluluk anlayışınız nedir? It’s a moment or a duration that is very brief and so hard to grasp- most of the time we are unaware or we just don’t seem to appreciate the little things that should make us happy. Sık sık kullandığınız bir sözcük var mı? Varsa nedir? I love you- çocuklarıma En büyük lüksünüz nedir? Küveti doldurup kafamı boşaltmak. Şu anki ruh haliniz nasıl? Su an karışık ve kalbim ağrıyor. En büyük korkunuz nedir? Ölüp çocuklarımı öksüz bırakmak. Karakterinizin en belirgin özelliği nedir? Dominant En sevdiğiniz yazarlar kim? Hanif Kureishi, Bret Easton Ellis, Banana Yoshimoto, Paul Auster, Milan Kundera, j.g. Ballard, Paolo Coelho... Bennu Gerede’ye bu güzel sohbet için teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Haftaya başka bir online sohbette görüşmek üzere New York’tan sevgilerle Rana Solaker Bu röportajın tüm hakları NYC 2 IST e aittir, izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |