|
Gezgin yazarımız Özüm, sizlere bu sefer San Remo'yu anlatıyor...
Venedik’ten Nice’e doğru giden yolculuğumuz sırasında henüz İtalya sınırından çıkmadan uğradığımız bir duraktı San Remo.Bu küçük sahil kasabası , adını tüm dünyaya ünlü Müzik Festivali ile duyurmuş.İtalya’nın bir çok dünyaca ünlü sanatçısı bu festivalde meşhur olmuş.Hatta 1982 yılında düzenlenen festivalde ikinci olan Al bano & Romina Power ‘Felicita’ şarkısıyla ülkemizde de oldukça tanınmıştı.San Remo’nun diğer önemli özelliği ise zengin İtalyanlar için bir tatil kasabası olmasıdır.Zaten bunu evlerden,sokaktaki arabalardan ve insanların şıklığından anlayabiliyorsunuz.Monaco’daki kadar olmasa da burada da Ferrari sayısı yaban atılacak cinsten değildi.  Tren istasyonu tam şehrin merkezinde , gerçi biz otobüsle gittik ama otobüs durakları da tren istasyonunun yanındaki meydanda.Bu meydanda sizi yüzlerce palmiye ağacı,yüzlerce ve rengarenk çiçek ve yüzlerce Vespa’lı insan karşılıyor.Meydanın sol tarafında görkemli Belediye binası ve hemen yanında Müzik Festivalinin yapıldığı tarihi opera binası bulunuyor. Meydandaki ışıklardan karşıya geçip sağa doğru ilerlediğinizde ise San Remo’nun tek Casino’su karşınıza çıkıyor.Hemen önünde duran Ferrari ise Casino’nun büyük ödülü.Casinoyu geçip ilerlemeye devam edince daracık ve nostaljik sokaklardan , evlerin ve dükkanların arasından geçiyorsunuz.Bu sokaklar genelde sarı ve tarçın rengi evlerle dolu.O yüzden midir bilmem ama San Remo deyince aklıma palmiyeler arasında sarı ve tarçın rengine boyanmış evler geliyor .
Daracık sokakları geçtikten sonra bir meydan daha karşınıza çıkıyor.Burada yine San Remo’nun tek kilisesi bulunuyor.Kilisenin yanındaki sokaktan aşağı indiğinizde ise sizi tüm maviliği ile Akdeniz karşılıyor.Üzerinde yine sıra sıra dizilmiş bembeyaz yatlar…Marinanın önünde ise onlarca restoran ve cafe mevcut.İçlerinden birini seçip bir kahve içmek için biraz zorlandık çünkü hepsi birbirinden güzel ve şirindi. Marina karşısında bir kahve keyfinden sonra otobüsümüze doğru ilerledik.Sahil boyu yürüdük , insanlar taşlık plajda güneşleniyor ve denize giriyorlardı.Zaten toplamını yarım saatte gezebileceğiniz bir yer San Remo.Evler sahil kenarı yerine tepelere kurulmuş.Biz de otobana çıkmak üzere tekrar tepelere tırmandık ve Akdenizin mavisinin eşliğiyle Nice’e doğru yolculuğumuza devam ettik.  Bir sonraki gezimizde görüşmek dileğiyle…
İstanbul’dan Sevgilerle
Özüm Kasapoğlu
|