Röportaj - Aynur Ayaz Yazdır E-mail
Yazar Rana Solaker   
Pazartesi, 16 Haziran 2008
Sample Image

Online röportajlar serimizin bu haftaki konuğu genç ve yetenekli sunucu Aynur Ayaz oldu.  

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Danimarka- Frederiskberg doğumluyum.İşletme ve bilgisayar eğitimi aldım.Uzun yıllar medya sektöründe çeşitli firmalarda basın ve halkla ilişkiler genel kordinatörlüğünü başarıyla yürütmeye gayret ettim,kurum ve kuruluşlarda çalıştım.Birçok aktif yürütülebilen sosyal ve kültürel projeye destek vermeye çalıştım.Prosefyonel sunuculuk ve spikerlik yapmaktayım.Gazeteciliğin yanında yazıp çizmek ve karalamakda en çok yaptıklarım arasında diyebilirim.1998’de radyo ile başlayan bu uzun yolculuk dergi,gazete ve televizyonla devam etti.Şuan aktif olarak TGRT HABER’de yayınlanan Modern Yönetimler adlı haber aktüalite-söyleşi programının sunucusuyum.www.turkhaberler.net internet haber portalı nda yazılarımızla okurlarımızla buluşuyoruz. 

Çocukluk hayallerinizi süsleyen meslek neydi?

Aynur Ayaz
Aynur Ayaz
Şimdi eski fotoğraflara bakıyorum da gerçekten çocukken belli oluyormuş meslekler.Buna inanmayanlara aslında raflara kaldırdıkları fotoğrafları bir gözden geçirmelerini isteyebiliriz ki görecekler.Yaptıkları mesleklerle örtüştüğünü .Ben de onlardan biriyim işte.Ufak yaşlarda telefon saplarını mikrofon kordonu sanıp, topluluk karşısına konuşmalar filan şimdi anlıyorum.Sunuculuk ve spikerlik benim önümde gerçekten hayalimdeki meslek dallarından  biriydi hiç şüphesiz.

Görsel ve yazılı medya da görev almak isteyen gençlere ne önerirsiniz?
Herşeyin başı istemek istemektir.Ne istediğini ve niçin istediğini bilmek asıl gerçektir.Sonrası gerçekten çok ama çok kolay. Hayal ettiklerini gerçeğe dönüştürme yolunda en büyük tavsiyem vazgeçmemek.İstedikleri hedefler üzerine planlı ve zamanlı yürümek olmalı.En güzel tavsiye sanırım kendi tecrübemden sunmak olacaktır.

Canlı yayın heyecanını nasıl yeniyorsunuz? Yayına geçmeden önce uyguladığınız size özel bir ritueliniz var mı?
Aynur Ayaz
Aynur Ayaz
Yayına sadece ilk 3 dk kala heyecan başlıyor ve olası bazı özel durumlarda çok çok özel konuklarda heyecanlanıyorum.Sonra normal akar diyoruz ve program gidiyor.Yayına geçmeden evvel çok önemli bir ritüelim yok.Zaten uzun yıllar yüzbinlere canlı canlı sunumlar yapınca tek bir kamera karşısında yayında olmak zor olmuyor.Ama bazen üzerime yapışan aşırı heyecanlar olmuyor değil.Ama işin güzelliği burda sanırım.

Canlı yayında başınızdan geçen enteresan bir anınızı NYC2IST okuyucularıyla paylaşır mısınız?
Elbette.Yayına her zaman olduğu gibi saniyeler kalmıştı ama benim reji ile bağlantı kurduğum kulaklığım hala yoktu.Yayına kulaksız çıktık ama reklam arası kulaklığa kavuştuk.  :=))) Seyircilerin farketmediği ama benim partnerimle aramdaki soru sıralamasının bazen kaydığı bazen değiştiği bazen de silindiği anları kurtarma pozisyonları.Çok akılda kalıcı ya da sorun olucu durumlar pek yaşanmadıği için öyle çok enteresan da olaylar aslında çok yok.

Tipik bir gününüz nasıl geçer?
Aynur Ayaz
Aynur Ayaz
Sabah akşam kavramım yok.Her zaman heyecanlı ve heran yoğun.Bende çok normal seyirde geçen birgün yoktur.Sabah erkenci olan ben, gece sabaha kadar kalıyorum.Son iki yılım bu şekilde diyebilirim.Kahvaltıdan uzak bir güne normal başlarken temiz havayı ancak yollarda alıyorum.İnternet ve gelen mailler işlerimin büyük çoğunluğunu oluşturuyor.Günün haberleri, gazeteler ve genel takipler.Kısacası gündem.Toplantılar için sürekli görüşmelerle geçiyor.Bir günde aynı anda İstanbul’un her yerinde olabiliyorum.Her günüm birbirinden farklı değil yani.

Kendinizi beş sene içinde nerede görmek istiyorsunuz?
Bir beş yıl içinde kendimi daha çok kitlelere, ulaşamadıklarıma ulaşacağım ve kültür sanat projelerimi sürekli yapabileceğim ortamlarda görmek,yazmalara devam edeceğim hikâyeleri oluşturmak ama en önemlisi daha çok izlenen kanallarda olmak ve haberden asla kopmamak var. Haber-aktüalite programlarında her zaman farklılıklar oluşturmak ve olduğum çizgiyi tabiki korumak.İnşallah iyi şeyler düşünüp iyi yerlerde görmek desem sanırım yeterli olur …

İstanbul’da bulunmaktan hoşlandığınız mekanlar ve semtler arasında hangileri var?
İstanbul’da en çok sevdiğim yerler arasında çocukluğumun geçtiği Rumelihisarı var .Hisarüstü ve ulus parkı kendimi yenilediğim yerler arasında ön sıralarda.Yeşilköy sahil sessizlikle buluşma,taksim tarih ve işlerim diyebilirim.Elbette Ortaköy vazgeçilmezlerim.Frappe,House,San Marcos,Lavanta,Fuaye sevdiğim mekanlarım.

Oldukça yoğun bir temponuz var. Bu yoğunluk arasında bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirmek İçin ne gibi aktivitelerde bulunuyorsunuz?
bedenimi fırsat buldukça uyumakla dinlendirmeye çalışıyorum.Ama arada bir yüzmek,yürümek ve sporla dinlendirmeye çalışıyorum.Ruhumu eski kitapları gözden geçirerek ara sıra arşivleri karıştırarak dinlendirirken, asıl ruhuma hitâp eden müzikleri dinlemek ve kendimi içinde görmekten son derece keyif aldığım aktivitelerde olmakla dinlendiriyorum.

Sırada Marcel Proust’un anketinden yola çıkarak hazırladığımız sorular var.

Sık sık kullandığınız bir sözcük var mı? Varsa nedir?
Çok sıklıkla kullandığım.Evet ve tamam.Ok.
En büyük lüksünüz nedir?
Benim en büyük lüksüm araştırma yapmak.İnternette daha çok bilgi toparladığım an.İşim en büyük lüksüm desem abartmış olmam.
Şu anki ruh haliniz nasıl?
Güzel ve heyecanlı.Sürekli çalışmaya çalışan beynim,kendimle baş başbaşa kalan benin en büyük dostu yine kendim.Kendimle baş başa kalışlar ve yüksek bir moral.
En büyük korkunuz nedir?
Deprem ve doğal felaketler.
Karakterinizin en büyük özelliği nedir?
Güçlü ve sürekli mücadele etmeyi seven bir yapı. Herşeyde ayırım yapmadan zoru seçmesi ve sevmesi.Mücadele etmesi ve başarı.Bitmek bilmeyen iç motivasyon ve aşırı heyecan.
En sevdiğiniz yazarlar kim?
Rahmetli Cengiz Aymatov, Orhan Pamuk , Can Dündar, Murathan Mungan, Adalet Ağaoğlu sadece birkaçı.
 
Sevgili Aynur Ayaz'a bu güzel röportaj için teşekkür ederiz.

 
< Önceki   Sonraki >

yorumlar

Henüz yorum eklenmedi - İlk yorumu siz yapabilirsiniz...


Sayfa 1 de 0 ( 0 yorumlar )
©2006 MosCom

Yorum eklemek için üye olmalısınız. Üye iseniz lütfen giriş yapın