|
Aşkı Kim Öldürdü? |
|
|
|
Yazar Ece Yücel
|
|
Cumartesi, 09 Subat 2008 |
Popüler kültürün hevesli takipçilerindenim. Yani bol bol TV seyrederim. Jazz dinleyip, kitap okuyabiliyor ve belgesel de seyredebiliyorum ama ekrandaki ıvır zıvırla da eğleniyorum ne yalan söyleyeyim. Hatta çok gülüyorum süper rahatlatıcı oluyor bazen.
Ummadığınız anlarda da söylenen doğru sözler insanı silkeliyor. Yine ayaklarımı uzatmış eğlenceli bir dizi izlerken , çok talepkar ;yetinmeyen, günümüz güçlü kariyer kadınının beklentileri yüzünden aşkı öldürdüğü geçti laf arasında. Aşkı öldürmek… Çok ağır bir suç.
Talepkar kariyer kadınının içine kendimi sokabilirim sanırım. Dolayısıyla zanlılardan biri de benim. Her genç kızın hayali beyaz gelinlik ve Singer dikiş makinesi benimkiler arasında asla yer almadı. Öyle hayal mi olur? Derdim mutlu olmaktı erkeğimi mutlu etmek değil. paylaşmak; ama hizmet değil. Vitrinine yapıştığım dükkanlar ayakkabı satanlardı, porselen değil. çiçekli ve çiçeksiz 24 kişik yemek takımı arasındaki farkı da anlayamadım. Hatta bir insanın neden 24 kişilik takıma ihtiyacı olurdu ki? Restoranı yoksa. Bebek kıyafetlerini sevimli buldum ama kendim örüp gelecekteki kızıma / oğluma bilmem ne su bilmem ne can gibi isimler hayal etmedim. 
Bir adamı değil, o adamı istedim. İstiyorum. Aşkı ben mi öldürdüm? Aşkı biz mi öldürdük?
Etrafta onlarca çift var ve ben yalnızım. Hepsi aşık, ben aşk dulu muyum? Aşk madem o kadar kolay; neden bu kadar değerli? Niye üstüne bu kadar yazılıp çiziliyor? Herkes aşıksa abartmaya ne gerek var?
Herkes aşık mı partnerine? Yoksa çoğu denk geldi,hoşlandı,uygun düştü,öyle oluverdi,yalnız kalmak istemedi,kabullendi, ailesi öyle karar verdi,arkadaşları tanıştırdı,yaşı geldi,canı çekti,hamile kaldı, … mı? Bunları elesek geriye ne kadar aşık çift kalır?
Aşkı biz mi onlar mı öldürdü?
Onu istiyorum, birini değil dediniz diye sizi eleştirenler öldürdü. Biz çiftiz sen teksin diye ayıranlar öldürdü. Kabullenenler ve yetinenler öldürdü. Çünki herkes yalnız ölmekten korkuyor.
Ben; ölmekten korkuyorum. Ruhumun ölmesinden. Aynı evde aynı yastıkta bir adamla yabancı olmaktan korkuyorum. Ben aşkın ölmesinden korkuyorum. Ve her ne kadar benim gibi kadınlar aşkı öldürmekle suçlansa da ; ben gerçek aşka inanan sayılı insanlardanım ve bayrağını taşıyacağım.
Birgün; belki asla… ama ben yalnız ölmekten korkmayacağım.
|
yorumlar
:) teşekkür ederim. tam da 14 şubat üstü denk gelmiş. bu yazıyı sevgililer gününü düşünerek yazmamıştım gerçi.destek almak çok güzel. +1 - 2 'den büyüktür ;) yanlış ilişkilere girip kendimizden kaybetmeyelim. sevgiler Gönderen Ece Yücel, on 02/13/2008, at 03:40
Sevgili Ece... Tek kelimeyle muhteşem bir anlatım. Tebrikler... Sevgiyle kal :)Hülya Yamanoglu Gönderen hulya, on 02/12/2008, at 14:01
merhabalar Ece, hanım demedim özellikle çünkü fikirlerini kendiminkilere çok yakın buldum. O kadar güzel anlatmışssın ki bazı şeyleri seni gerçekten takdir ettim. Umarım bu yazını, yalnız kalmamak için tanıştıkları ya da flört ettikleri her erkeği hayatlarının aşkı gibi görmeye kendıilerini şartlamış tüm kız arkadaşlarım da okur. Ve beni aşık olmadığım için ruhsuz olmakla suçlayanlar da tabi ki :) Ruhuna hep sahip çıkman dileğiyle Sevgiler Tuba Gönderen Tuba Yarluğ, on 02/12/2008, at 12:24 |
1 Sayfa 1 de 1 ( 3 yorumlar )
Yorum eklemek için üye olmalısınız. Üye iseniz lütfen giriş yapın
|