|
Baykuşları, tüylerinin rengi bulundukları çevreye uygun olduğundan fark etmek zordur. Beyoğlu’nun geniş yelpazeli eğlence kültürünü olabildiğine sindirmiş ama kendi çerçevesinde tüm bayağılıklardan arınmış, İstiklal Caddesi, Bekar Sokak’taki Baykuş Bar ise belki de adından feyz alarak belli belirsiz görünümüyle dışarıdan pek dikkat çekmemektedir.
Kendin as, kendin al konseptindeki, dolayısıyla ve çok şükür ücretsiz olan vestiyerini geçince gerçek dünyayla, bu şirin mekan arasındaki belirgin farkı kalın kadife bir perde belirlemektedir. Kadife perde aralandığında ise bilgeliği ve sanatı sembolize eden baykuşun mekanına hoş gelmişsinizdir ve sabahın ilk saatlerine kadar eğlenip, hoş gideceksinizdir. Bu belli bir Baykuş reçetesidir. Söz konusu mekana haftada en az bir kere uğranması bünyeye yararlı olup; devam mecburiyeti vardır.
 Baykuş Yaklaşık olarak 2 sene önce bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine keşfedilmiş ve iyi ki de tanışılmış bir mekan benim için Baykuş. Gece hayatının merkezinde Beyoğlu’nda, Baykuş’ta daha farklı gelişen bir eğlence anlayışı var. İstanbul mekanlarının çoğunun müdavimleri vardır; zaman zaman siz de kendinizi bu samimi sıfat içinde bulabilirsiniz. Ancak Baykuş müşterisi gerçekten, çoğunlukla müdavimler ve bu gruba medyada görmeye aşina olduğumuz oyuncular, müzisyenler ve yazar-çizer takımı öncülük ediyor. Diğer yandan snopluktan çokça uzak ev partilerinin sıcak atmosferini, güler yüzlü hizmetle Baykuş’ta bulabilirsiniz. Çünkü, zaten sanatçı olanlar ve olmayanlar arasındaki duvarların yıkıldığı, herkesin birbiriyle tanışmaya ve sohbet etmeye dünden hazır olduğu mekanın dizaynı itibari ile de ortamı çok sıcak ve kaliteli. Uzun ince bir koridor havasındaki Baykuş küçük olmasına rağmen bunaltmayan ve şık bir mizaca sahip. Girişinde ücret ödenmeyen bu mekanda damsız girişlere çok sıcak bakmayan mekan yönetimi içerdeki huzur ortamını da dengelemiş görünüyor. Çünkü bendeniz, çoğunlukla kız arkadaşlarımla geçirdiğim “Bay-kuş’lu” gecelerde bir kadının rahatsız olacağı hiçbir mizansenle karşılaşmadım. Bu ortamı kursa kursa zaten bir kadın (kusura bakmayın beyler, kadın elinin değdiği yerler anlaşılıyor:) ya da illa ki bir sanatçı, hatta belki de bir kadın sanatçı yaratmıştır diyen iç sesim beni yanıltmadı ve zaman içinde öğrendim ki Baykuş’un sahibi tiyatro oyuncusu Ülkü Duru’ymuş. Miss Margarita ve Kanlı Düğün gibi unutulmaz oyunlardan tanıdığımız Ülkü Duru anladığım kadarıyla sosyal çevresini ve tiyatrocu muhabbetlerini Baykuş’un oluşumu sırasında gerekli malzemeler olarak işin içine katmış ve ortaya leziz bir mekan çıkartmış. Ancak bir süre önce işletmeyi Latif Kesre devralmış ve şuan mekan onun yönetiminde devam ediyor. Leziz demişken.. 11.00 – 04.00 saatleri açık olan mekanda yemekler ortamın tamamlayıcısı olarak, güzel ve tadı damakta kalan türden. İlla bir tavsiye vermek gerekirse “çıtır tavuk ya da tortellini denenmeli; üzerine, çikolatalı sufle mideye indirilmeli” diye not düşmek isterim. Zengin alkol mönüsü içinde votkaların binbir çeşit taze meyve suyu karışımı ile sunulduğunu ve özellikle elmalı votkanın (elma püresi ve Smirnoff Green Apple karışımı) tadılası olduğunu belirtirim. Üstelik detaylı, özenli bir sunum ile servis edilen yiyecek/içeceklerin fiyatları el yakmayan ve sadece yiyip içilenin hakkını verecek cinsten.
Biri asma kat ve biri de tuvalet katı olmakla birlikte toptan 3 kattan oluşan mekanın alt katı yüksek ama rahat masalarında yemek yemek ve gecenin ilerleyen saatlerinde coşkuyla dans eden kalabalığa karışmak için uygun bir tercih. Diğer taraftan asma katı doğum günleri ya da yıl dönümü gibi özel günler için arkadaş grubu sayınıza göre kapatabilir ve yukarıdan diğer insanların danslarını da gözetlerken sadece kendi grubunuza ait özel bir alan tahsis ettirebilirsiniz. Ancak söylemedi demeyin, 3. kattaki tuvaletleri ziyaret edecek olan diğer müşterilerin önce 2. kata uğrayacak olması partinize kısa süreli ziyaretleri ya da transit geçişleri dahil edebilir. Neyse rezervasyon konusuna dönelim. Kısacası en az 2 gün önceden telefon açıp rezervasyon yaptırmayı ve kişi sayınızı net olarak vermeyi unutmayın. Özellikle bu rezervasyonun son güne bırakılmaması gereğini vurgulamak isterim çünkü azımsanmayacak sayıdaki müdavimlerin özel günlerinin çoğunu burada geçirdiklerini tahmin edersiniz herhalde..
 Baykuş Belgesel tadında bir anlatımla devam etmek gerekirse, baykuşların en büyük düşmanları gündüz yırtıcılarıdır. Gündüzleri bunlardan çekinen baykuşlar, hınçlarını gece olunca çıkartırlar. İşte bu sebepten siz de, gündüz İstanbul’un ruhunuza şırıngaladığı tüm negatif etkilerden hıncınızı Baykuş’un müzik listesiyle dans ederek çıkartabilirsiniz. Genelde jazz ve latin müziğe ağırlık veren mekan, hafta sonları, gecenin ilerleyen saatlerinde 80’ler-90’lar yabancı ve Türkçe pop müziğe geçiş yapar. Dj olarak zaman zaman oyuncu Burak Sergen’i ya da İştar Gökseven’i görürseniz zaten artık yeteri kadar yukarıda bahsettiğimi düşündüğüm nedenlerden ötürü şaşırmamalısınız. Her ayın ilk Çarşambası, köşe yazarı Tolga Akyıldız’ın PopVirüs gecesi zamanıdır. 70’lerden girip, kırkbeşliklerde dolanıp, sizi 80’lerin ve 90’ların sularında yüzdürecek Tolga Akyıldız ve onun PopVirüs’üne özellikle “denk” gelmeniz ruhunuz açısından yararlı olacaktır. Yazının sonunda mekana olan sevgimi anlatmak için aslında bana orada yaşatılan bütün güzel geceler için ne kadar teşekkür etsem az, ne kadar söz söylesem boştur demek istiyorum. Bu yüzden toparlamak gerekirse, Baykuş keyif alınası, yemek yiyip, içilesi, yeni insanlarla güzel müzikler eşliğinde tanışılası, bu yüzden artık bu yazının sonunda gidilmesi gerekli hale gelinesi bir mekandır. Siz de bu uzun yazıyı sonuna kadar sıkılmadan okuduysanız zaten Baykuş’a üşenmeden gidip görecek kadar meraklı birisinizdir ve yazdıklarıma hak vereceksinizdir.. Son olarak, unutmadan, tuvaletlerin kapısındaki, beni her seferinde gülümseten Bay-kuş ve Bayan-kuş yazısına bakıp siz de gülümsemeyi eksik etmeyin lütfen. Afiyet olsun.. Adres: Beyoğlu Adres: İstiklal Caddesi Bekar Sokak No: 22 0212 292 88 44 |