|
Milyonlarca dolar alıyorlar. Buna rağmen yaptıkları işe değip değmediği, markaya getirisi var mı yok mu hâlâ tartışılıyor. Kimi moda, kimi kozmetik, kimi saat sektörlerini ele geçirmiş durumda. Ben kimden mi bahsediyorum? Moda reklamlarındaki ünlülerden.
İşe yarayıp yaramadıkları işin reklam boyutu ve bu sıkıcı konu bizi hiç ilgilendirmiyor. Bizim ilgilendiğimiz büyülü Chanel reklamındaki Nicole Kidman’ı seyretmek, ateşli Agent Provocateur ilanlarında Maggie Gyllenhaal olduğumuz hayallerini kurmak, onların dünyasında 30 saniyeliğine de olsa bir rüyayı yaşamak. Koşa koşa gidip Chanel No.5 ya da AP sütyen alıp almadığımız kimin umrunda? Biz sadece hayal kurmak istiyoruz. 2000’li yılların başından beri moda reklamlarında mankenlere toz yutturan ünlülerin, onlardan çok daha etkileyici ve büyülü bir havaya sahip olduğu kesin. Onlardan kat kat yüksek ücret alsalar da bu furya daha devam edeceğe benziyor.
En son hatırlayacak olursak 2007’de Scarlett Johannson’u LV ilanlarında, Drew Berrymore’u 2006’daki Missoni ilanlarından sonra Gucci mücevher ilanlarında zevkle izledik. Chanel No.5’teki bayrak yarışında ise Nicole Kidman’dan bayrak alan Keira Knightley olmuştu. Angelina Jolie hiç beklenmedik bir şekilde St.John ilanlarında baş göstermişti. Hiç alışamadığımız bir görüntü de imajıyla ters düşen Tod’s ilanlarına çıkan Sienna Miller oldu.  Maggie Gyllenhaal  Teri Hatcher Maggie Gyllenhaal Agent Provocateur’ün kışkırtıcı filmi ve ilanlarında Kate Moss’tan aldığı bayrağı başarıyla taşıdı. Teri Hatcher ise Badgley Mischka ilanlarında hiç de “Ümitsiz bir Evkadını” olmadığını “açık bir şekilde” gözler önüne sermişti. 2008 İlkbahar/yaz sezonuna girerken Haute Couture reklamlarına çıkmak tam bir soğuk savaşa dönüştü. Eskiden markalardan beklenmedik talepler gelirken artık ünlüler de ünlü bir markanın yüzü olmak için can atıyorlar. Diyorum ya büyük paralar var bu işte. Üstelik piyasa artık kadınların egemenliğinde de değil. 2008 İlkbahar/yaz Versace ilanlarına baktığınızda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Grey’s Anatomy’nin Dr.McDreamy’si (Bay Rüyalar Prensi) Patrick Dempsey önümüzdeki sezon ilanlarında bir erkeğin tamamen giyinik bir halde ve sadece bir duvara yaslanarak ne rüyalar kurdurabileceğini hepimize gösterecek. Başka kimleri göreceğiz derseniz:
Balenciaga ilanlarında Jennifer Connely’i. Connelly şimdiden davetlere önümüzdeki sezona ait Balenciaga tasarımlarla gidiyor. Ve birdenbire Balenciaga’nın o astronot-vari tasarımları gözümüze hiç de giyilmezmiş gibi gelmiyor değil mi? 
Kate Bosworth, Calvin Klein ilanlarında tam bir Amerikan Güzeli. Kate Bosworth’un Calvin Klein’a olan hayranlığını bilmeyen yok gibi. Görünüşe göre bu hayranlık duygusu karşılıklı ki 2008 İ/Y sezonunda markanın ilanlarında Kate’i göreceğiz. Fotoğraflar New York’ta David Sims’in objektifinden “tam bir Amerikan” imajı yansıtmaya yönelik çekildi. Bu çalışma aktrisin ilk global kampanyası olacak ve Şubat ayından itibaren tüm moda dergilerinde beğenimize sunulacak.
Daha çok şaşıracağınız iş ise Marc Jacobs’ın Victoria Beckham’lı ilanları. Posh Spice kime benziyor sizce? Tam bir Barbie değil mi? Tipiyle, kürdan vücuduyla tam bir Barbie o. Marc Jacobs ilanlarında ise modacının yıllardır birlikte çalıştığı fotoğrafçı Juergen Teller’ın objektifinden bu benzerliğe çok zekice bir gönderme yapılmış. Vic neredeyse şirin olmuş, olacak... Bana ise kürdan vücuduyla, Cin Ali’den başkasını hatırlatamaz :)
Güzelim stil ikonum Kirsten Dunst sonunda en sevdiğim markalardan birinin ilanlarına çıkacak: Miu Miu. Laetitia Casta, Lindsay Lohan, Selma Blair, yakın arkadaşı ve eski sevgilisinin ablası Maggie Gyllenhaal’dan sonra Kirsten için geç bile kalındı diye düşünüyorum. Bu kampanyanın fotoğrafları geçen sene olduğu gibi ünlü ikili Mert Alaş ve Marcus Piggott tarafından geçtiğimiz hafta LA’de çekildi. Yani bunlar fırından yeni çıktııııı. Yalnız anlamadığım şey neden Miu Miu ilanlarındaki kadınlar sürekli yerlerin tozunu alıyor??? Kirsten daha çok cam ve halı temizliğine meraklıyken Laetitia pervazların tozunu almaya meraklıydı. Lindsay Lohan ise daha çok mobilyalarla bozmuştu.
Pepe Jeans’de Sienna Miller’dan sonra Kanadalı manken Daria Werbowy’i görüyoruz... yanında Demi Moore’un çıtırı aktör Ashton Kutcher’la birlikte!! David Sims’in objektifinden çıkan bu kampanya Pepe Jeans kampanyasının Londra ayağında kullanılacak. Bohem-disko bir sezonu yansıtmaya çalışacakları söyleniyor.
Aslına bakarsanız bu bayrak yarışının kriterleri de biraz karışmış durumda. Hani reklamcı ya da markanın sahibi olarak baktığınızda markanızla özdeşleşen birini arıyor olmanız lazım gibi duruyor. Marka değerlerinizi veya imajını yansıtan, kendinde barındıran, illa o sıralar “in” bir ünlü bulmak lazım sanki değil mi?
Artık değil. Dedim ya bu işin kriterleri de kendini şaşırdı. Hatırlarsanız taaa 2003 yılında gazetelerin 3. sayfalarına layık bir haber patlamıştı: “Winona Ryder, Marc Jacobs mağazasında hırsızlık yaparken yakalandı.” Tam tüm medya Ryder’ı yerin dibine çekmeye ve Kleptomani için terapi merkezlerine kapatmaya çalışırken beyaz atlı prensi Marc Jacobs geldi ve yeni reklam kampanyasının yüzü olmasını istedi. Dolayısıyla, Winona bu işi ünü veya yaptığı işler nedeniyle almadı, hırsızlık yaptığı için aldı. (O günden beri hayatımı ve yaptığım işi gözden geçiriyorum.) Çekimlerde Winona’nın hırsızlık olayına göndermeler vardı. Yakalanma anını resmetmeyi hedeflediler. Bir markaya, rezil olma pahasına aşık olmak nasıl bir şeydir göstermeyi başardılar.
2008 İlkbahar/yaz sezonunda ise başka bir rezillik bir ortaklığın kapılarını açtı. Ünlü annesi sahte Chanel giyen 15 yaşındaki bir kız çocuğunun bu olay sayesinde önümüzdeki sezon Chanel kampanyasının yüzü olacağına dair bir dedikodu dolaşıyor. Kızın kendi blog’unun yalancısıyız. Bu kız çocuğu Frances Bean Cobain yani Courtney Love ve “merhum” Kurt Cobain’in kızı. Bundan bir kaç ay önce bir davete asistanının aldığı iddia edilen sahte bir Chanel Haute Couture elbiseyle katılan Courtney Love, Karl Lagerfeld’in gönlünü nasıl alacağını şaşırmıştı. Bugünlerdeyse Chanel’den başka bir şey giymiyor, Lagerfeld’in koluna girdi, çıkmıyor. Hatta “sahte Chanel giyeceğime çıplak gezerim daha iyi” diyecek kadar ileri gitti. Courtney Love kiiiiiiim, Chanel kim? Bundan bir kaç ay önce Courtney Love, Chanel defilelerinde ön sıralarındaki yerini alacak, kızı da markanın yüzü olacak denilse inanır mıydınız? Ben aşağıda solda yer alan resmi gördükten sonra mantıklı bile olduğunu düşünmeye başladım. Markalar ünlüleri kullanarak milyonlar harcarken yararı var mı yok mu karar vermeye çalışadursun, biz onları takip etmekten çok memnunuz. Bu film ve ilanların bizi götürdüğü “La La Land” yani Rüyalar Ülkesi’nde dolaşmaktan gayet mutlu ve mesuduz. Ama biz de istemez miydik çalalım çırpalım, sahtesini takalım, bir de gelsinler üstüne milyonlar verip orijinallerini giydirsinler. Ah, adaletin bu mu dünya! |