İhtişamlı Dişiliğin Mücevher Tarihi Yazdır E-mail
Yazar Cansın Kiraner   
Pazartesi, 26 Kasim 2007
Sample Image

Yıllar içinde önce kadının çehresini değiştirmiş, zaman tünelinde gitgide bir tutku haline gelmiştir. İlk çağlardan bugüne kadınların vazgeçilmezi, uğruna servetler harcanan ya da canlar yakılan mücevher 21. yüzyılda saygınlığını fazlasıyla korumakta..

Mücevher, büyülü yolculuğunda fethedilmiş imparatorluklardan ve entrikalı, ihanet dolu aşklardan geçmiştir. Üstelik bir metalin ya da taşın asalet, zarafet, kudret ve ihtişam dolu anlamları barındırması asırlardır hiç değişmediği gibi gücüne güç katarak günümüze ulaşmıştır.  

Şimdi onun kadınla bütünleşen bu şaaşalı tarihine göz gezdirelim..

 Prehistorik çağlara ait kazılara bakıldığında kadınların deniz kabukları, kemikler, renkli camlar ve fayanstan yapılmış değişik takılarla vücutlarını buluşturduklarını  görürüz.

Sonrasında insanoğlunun metalleri, taşları keşfetmesiyle ve yeni teknikleri uygulamasıyla değişen takı anlayışı artık bir mücevher çağına girildiğini işaret eder.

 

Metallerin en değerlisi, altın..
 Altının sıradan bir metal olmadığının anlaşılması ve mücevher olarak kullanılması, milattan önce 2500 yılında Sümerler tarafından gerçekleşmiştir. Yine aynı dönemlerde Eski Mısır’daki mücevher anlayışına baktığımızda lapis, turkuaz, ametist ve altın kombinasyonları karşımıza çıkar. Altın kullanımının Akdeniz’e ulaştığı dönemde, Eski Yunan medeniyetlerinde çarpıcı tasarımlar üretilmiştir. Örneğin, milattan önce yedinci yüzyılda, İtalya civarlarında sembolik motiflerin altınla kullanılması dikkat çekicidir. Roma ve Bizans kadınının siluetinde ise zümrüt, safir ve incinin dantel gibi işlenmiş altın kolyelerle süslendiğini görürüz.

Doğanın en zarif hediyesi, inci
 Rönesans’ın değişim rüzgarlarında, göğüs dekoltesinin ön plana çıkmasıyla, inciden yapılan gerdanlıklar ve pandantifli(kolye ucu) kısa kolyelerin dönem kadınlarının mücevher tercihini oluşturduğunu görürüz.

Parlak, sedefli ve pürüzsüz yapısıyla hayranlık uyandıran bir estetiğe sahip bu doğa mucizesi, istiridye içindeki küçük kum tanesinin çevresinin zamanla kalsiyum karbonatla kaplanması sonucunda oluşmaktadır. Denizden gelen bu asalet, mücevher tarihinde var olduğu günden bu yana statü sembolü olarak da algılanmıştır.

Mücevherlerin en ölümsüzü, elmas..
 Neredeyse zamanın başlangıcında, dünyanın kalbinde oluşmuş bu element insanlık tarihinden çok daha yaşlıdır.  Keşfedildiği ilk çağlarda, en büyük darbelere yenik düşmeyen ve en keskin bıçaklardan çizik almadan kurtulan elmas, insanoğlunu uzun yıllardır büyülemekte.

Öyle ki eski zamanlarda uzunca bir dönem elmas taşının doğa üstü güçlere sahip bir madde olduğu inanışı yaygın olmuştur. Yunanlılar elmasın tanrının göz yaşları olduğuna inanırken, Romalılar yıldız parçaları olarak algılamışlardır. Hindistan’da koruyucu sembol haline gelen elmasın uzunca bir süre  nazarı, hırsızlığı, hastalığı ve kötülükleri uzaklaştırdığına inanılmıştır. 

İlk önce Hindistan’da bulunan elmas artık dünyada Rusya, Afrika ve Kanada gibi çeşitli yerlerde de çıkartılmaktadır. Ancak çıkartılanların çok küçük bir kısmı kesilip cilalanarak mücevher olacak niteliğe erişmektedir. Ve bilinenin aksine elmas ve pırlanta aynı taştır. Ancak kesim ve şekline göre ayrışım kazanır.

Ölümsüzün en göz kamaştıranı, pırlanta..
 Pırlantanın burjuvazide edindiği yer okadar sağlam ve aşılmazdır ki, 13.yüzyılda Fransa Kralı IX. Louis, asil olmayanların pırlanta mücevher takmasını yasaklamış ve sadece kraliyet ailesi üyelerinin takabileceğini emretmiştir. Ancak 15. yüzyılda, Avusturya’da aşkın ve sadakatin simgesi olarak evlilik tekliflerinde sunulan pırlanta yüzük geleneği tüm dünyaya yayılması bu yasağı kırmayı başarmıştır. Mücevher modasının kalbi Fransa’da, Güneş kral 14. Louis’in ölümüyle bir devir kapanır ve 18. yüzyılda yeni Rokoko stili yani abartılı ve süslü bir stil mücevher modasına giriş yapar.

Bu dönemde pırlantanın son derece ön planda olmasının ilk nedeni Brezilya ve Hindistan’da pırlanta madenlerindeki yoğun çalışmalardır. İkinci neden ise akşamları davetlerde kullanılan mum ışığında ilerleme kaydedilmesidir. Mum ışığında göz alan pırlanta mücevherler, parıltılı bir dünya vaat ettiğinden kadınlar tarafından kapışılmaya başlamıştır. Pırlantanın yüzde 95’i renksizdir ancak, fantezi adı verilen yüzde 5’i renklidir ve bu türleri astronomik fiyatlardadır.

19. yüzyılda Kraliçe Victoria’nın tahta çıkmasıyla mücevher modası onun etkisi altına girmiştir. Böylelikle o döneme kadar mücevher dünyası Paris’ten sorulurken, Londra’nın bu tekeli kırdığı görülür. Victorian dönemi denilen bu yıllarda takılarda meyve motifleri, yapraklar, güller ve sarmaşıklar işlenmektedir. Ünlü Cartier mücevher evi de, bu yıllarda Fransa’da ismini duyurmaya başlamıştır.

 
< Önceki   Sonraki >

yorumlar

Henüz yorum eklenmedi - İlk yorumu siz yapabilirsiniz...


Sayfa 1 de 0 ( 0 yorumlar )
©2006 MosCom

Yorum eklemek için üye olmalısınız. Üye iseniz lütfen giriş yapın
ADnet Reklamları Siz de reklam verin

Stil Doktoru

Burcunu Söyle, Sana Yaz Trendini Söyleyeyim

 Zeynep Tayalı sizler için yazdı...

Saç

 Dişiliğin kadın vücudundaki haykırışı saç,...

Bu Kiloları Kendine Dert Etmeye Değer Mi?

Kadınların ortak sıkıntısı değil midir...

Cilt Bakımının Yaşı Yok

 Kendinize adeta aşık olmuş bir...

Kendim Olmak Ve Öyle Kalmak İstiyorum...

30’umda da, 40’ta da, 60’ta...

Erkeklerin Zaman Tutkusu

 Tüm kadınlar bilir ki erkeklerin...

Değişmeyen Zevkler

 Bugün, bir kez daha çok...

Takım Elbise Artık Formal Değil

  Beyler kurallar değişiyor. Rahat denimlerinizle...

Bir Çift Kol Düğmesi

Sevgili Barış Manço'nun çok sevilen...

Altın Mı Gümüş Mü?

Metal aksesuarların tarih boyunca kadın...

Cardigan = Hırka

Sakın babama söylemeyin ama artık...

Mod... Mod... Mod

Zor zamanlarda temiz yaşamak60ların ortasında...

İki Yeni Parfüm Önerisi

Geçtiğimiz aylarda burnumu dinlendirmek için...

Renkli Kozmetik Dünyası

Hepimiz biliyoruz ki biz kadınlar...

2008'in Gözdesi Siz Olun

Yılbaşı geliyor, sokaklarda yeni yılın...

İhtişamlı Dişiliğin Mücevher Tarihi

Yıllar içinde önce kadının çehresini...

Gelin (lik)

Büyüklerin bir deyimi vardır ''Her...

Düğün Hazırlıklarının Maskülen Boyutu

Yüzyıllardır süregelen bir gelenek.. Unutulmayacak bir...

Sihirli Aynam Dedi Ki...

Kavurucu sıcağıyla bizi yakan yaz,sonunda...

Her Kadın Güzeldir

Günümüzde güzelliklerine güzellik katmak isteyen...

Çok Eskiden Beri Güzeliz

Temizlik,bakım, güzellik sıfatının başlıca öğeleridir.Her...

Vücut Yapınıza Göre Giyim Rehberi

Şık olmanın en önemli kurallarından...

Gardrop Detoksu

  Son yıllarda hayatımıza giren...

Dolabınızdaki 10 Klasik Giysi

Dolabınızda Bulunması Gereken 10 Klasik...

Giriş Formu






Parolamı unuttum?
Hesabınız yok mu? Bir tane oluştur