Heybeliada Yazdır E-mail
Yazar Tuğçe Özsoy   
Pazartesi, 12 Kasim 2007
Sample Image

Hep en tahmin etmediğimiz anlarda gelmez mi o duygu? Birden aklına gelir, kalbini sıkıştırır… Bir dilek tutarsın, geriye dönmüş, retro havası olan…
Normal bir günde, yani ne güzel ne çirkin boyutlarda, sıradan bir gün geçirmeye tam da başlamışken içimden geçti…
“Keşke o gün Heybeli Ada’dan dönüş vapurunu kaçırmış olsaydık…”

Ben ki bir şeye geç kalmaktan korkan, sürekli paranoyalar üreten 20’li yaşlarına daha yenicecik başlamış genç kadın; 21 senedir ilk kez “keşke geç kalmasaydım” değil de; “keşke kaçırsaydık” diyiverdim.

O gün ben inat etmeseydim, evde olmam gerekli diye ve evet doğruydu da, ama ya kaçırsaydım vapuru? O zaman kızamazlardı da bana… Eğer o gün saat 6’da vapura yetişememiş olsaydık; ben sonrasında hissettiğim “geç kalmışlık” duygusu ile hiç tanışmayacaktım.
Ne güzeldi o gün oysa… Ben erken uyanmayı sevmem, biliyor musun? O gün erken uyanmıştım, sonra ilk kez binecek olduğum, isminin de ilginç geldiği o “finiküler” denilen metromsu araca binmiştik. “Nereye gidiyorduk?”
Büyük ciddiyetin vardı... Seviyordun belki de benimle dalga geçmesini, her şeyi ciddiye alışımı en olmadık zamanlarda. Yine o büyük ciddiyetini koruyup “kaçırıyorum seni” cevabını vermiştin. Korkmuştum… Gerçekten kaçırma olasılığından. İkimiz de deliydik, o yüzden pek de “yok artık, abartma”lık bir hal bizde pek yaşanmazdı. Hep bir yerlerden kaçmak isteyen ben; o gün neden korkmuştum ki kaçırılmaktan? Kapılmaktan korkmuştum belki de. Hepimiz bir noktada korkmuyor muyuz kapılmaktan? Neden bu kaçış? “Kaçan kovalanır” manifestosunu benimsemişliğimiz kadar; kendimizi bırakmak savaşından kaçtığımız kadar; kendi obsesyonlarımızdan da kaçabilseydik ya…Yani sen kaçmıştın da; ben…

Eğer o akşamüzeri kaçırmış olsaydık o vapuru; uçuşmasaydı benim saçlarım o tahta oturakların üzerinde ya da kapamamış olsaydım gözlerimi sen izlerken beni; belki de ben bir gün sonrasında aşkından öldüğüm “sıfır beden beyin”e kavuşacaktım.
Peki gidemez miyiz bu yeni mevsimde yeniden? Yine gitsek, bilerek ve isteyerek kaçırsak mesela? Olumsuz yakalayışı, mutlu geç kalmışlıkla harmanlayıp, güzel bir pakette önüne koysam bir de ben.
Yeniden “Hadi kalk, gerçekten kaçırıyorum bu kez” der misin?
Evet, yine ciddiye alacağım seni ama söz bu sefer hiç korkmayacağım.
 
< Önceki   Sonraki >

yorumlar

Henüz yorum eklenmedi - İlk yorumu siz yapabilirsiniz...


Sayfa 1 de 0 ( 0 yorumlar )
©2006 MosCom

Yorum eklemek için üye olmalısınız. Üye iseniz lütfen giriş yapın