Biyografi - John Galliano Yazdır E-mail
Yazar Rana Solaker   
Pazartesi, 02 Ekim 2006

Modanın Yenilmeyen Savaşçısı: John Galliano

Sample Image

Yeteneğin tarifi kişiden kişiye göre değişir. Bana göre gerçek yetenek hayatta başınıza ne gelirse gelsin hiç pes etmeden yolunuza devam etmektir. Yazımızın konusu olan John Galliano bu tip insanlardan biri.

Galliano başarılı bir modacı olduğundan beri sürdüğü şaaşalı yaşamın aksine aslen orta halli bir ailenin oğlu olarak 1960 yılında Cebelitarık’ta dünyaya geldi. Galliano’nun ailesi zengin olmamalarına rağmen her zaman moda ile ilgili bir aileydi. Şık ve bakımlı olmanın paradan çok kişinin kendine olan saygısıyla ilgisi olduğunu küçük yaşlarda anne ve babasından öğrenen Galliano için moda, çocuk yaştan itibaren büyük bir tutku haline geldi.  

Galliano’nun annesi İspanyol babası ise Cebelitarık’lı olduğu için, modacı değişik kültürlerin etkisiyle büyüdü. Galliano henüz altı yaşında bir çocukken ailesiyle birlikte Londra’nın güneyine taşındı. Hayatının ilk altı yılını Cebelitarık gibi renklerin yaşamın her alanına yansıdığı egzotik bir ülkede geçiren Galliano’nun, Londra’ya alışması uzun zaman aldı. Gerek giyim tarzıyla gerekse kültürel mirasıyla çevresindeki yaşıtlarından her zaman farklı olan Galliano henüz onaltı yaşındayken East London College’da moda tasarımı eğitimi görmeye başladı. East London College’dan mezun olduktan sonra eğitimine Central Saint Martins’de devam eden Galliano, mezuniyet koleksiyonu ‘Les Incroyables’ ile dikkatleri üzerine çekince moda dünyası yeni bir yıldız kazanmış oldu.

1984 yılında kendi adını taşıyan markasını kuran Galliano, 1987 yılında yılın en iyi İngiliz modacısı ödülüne layık görüldü. Kısa sayılabilecek bir zaman dilimi içinde elde ettiği üne ve yeteneğinin sektörün önde gelen isimlerince takdir edilmesine rağmen, Galliano işin ticari kısmında aynı başarıyı yakalamıyordu. Bir tasarımcının moda dünyasındaki kalıcılığı ona finansal açıdan yardım eden kurum ya da kişilere bağlıdır. Galliano kendisine finansal açıdan yardım edebilecek kurumları İngiltere’de bulamayacağını anlayınca herşeye yeniden başlamak için Paris’e gitti.

Galliano Paris’te Vogue dergisinin editörü Anna Wintour ile tanıştı. Wintour yetenekli modacılara destek veren bir kişiliğe sahipti ve bu genç İngiliz modacının muazzam yeteneğinin farkına varmakta gecikmeyerek Galliano’nun finansal problemlerine bir çözüm buldu. Galliano, Wintour’ın aracılığıyla PaineWebber International adlı İngiliz şirketinin desteğini arkasına aldı. Artık şans bu olağanüstü yetenekli modacının yanındaydı.

Galliano 1995 yılında bir ilke imza atarak Fransız modaevi Givenchy’nin başına geçen ilk İngiliz tasarımcı oldu. Galliano 1996 yılında Givenchy’den ayrıldı. O artık moda dünyasının dev isimlerinden biri olan Dior’un baş tasarımcısıydı. Dior’a çocukluk yıllarının renkli ve egzotik dünyasından esintiler getiren Galliano’nun hayat hikayesinden çıkarılacak ders bütün zorluklara rağmen kendinize güvenip yolunuza devam etmektir.


Bütün başarıların sizlerle olması dileğiyle
New York’tan sevgilerle
Rana Solaker

 
 
< Önceki   Sonraki >

yorumlar

Henüz yorum eklenmedi - İlk yorumu siz yapabilirsiniz...


Sayfa 1 de 0 ( 0 yorumlar )
©2006 MosCom

Yorum eklemek için üye olmalısınız. Üye iseniz lütfen giriş yapın