Paylaşılan Rüyaların Adresi Bienal Yazdır E-mail
Yazar Cansın Kiraner   
Sali, 30 Ekim 2007
Sample Image

Doğu-batı sentezinde olmazsa olmaz haline gelen bir faaliyet artık Bienal. Tüm tanıtımlara ve övgülere rağmen varlığından bir haber bir sürü insan var hala ne yazık ki. Ancak, şehir dışından bile sadece Bienal’i ziyarete gelen akın akın insan da cabası..

Bienal kısaca, 1895’den beri dünyanın çeşitli şehirlerinde 2 yılda bir düzenlenen kültürel ve sanatsal faaliyet olarak tanımlanabilir. En eskisi Venedik’te düzenlenmiş ve günümüze kadar dünyada yayılarak çoğalmış. Şuan Kore, Brezilya, Avustralya, İspanya, Senegal, Almanya, İtalya, Küba ve Mali Bienalleri dünyanın belli başlı uluslararası etkinlikleri arasında. 

Bu yıl Türkiye’de 10.su düzenlenen Uluslararası İstanbul Bienali "İmkânsız Değil, Üstelik Gerekli- Küresel savaş çağında iyimserlik" çerçevesinde, Koç Holding sponsorluğunda ve Hou Hanru'nun küratörlüğünde 8 Eylül’den buyana ziyaretçilerini ağırlıyor. 4 Kasım’a kadar da kapılarını açık tutacak. AKM, Antrepo No.3, Santralistanbul ve KAHEM pazartesi hariç her gün, İMÇ ise pazar ve pazartesi hariç her gün 10.00-19.00 saatleri arasında gezilebilir. Ancak Antrepo No.3’de bulunan “Rüya Evi” Bienal’in belki de en ilginç bölümlerinden biri ve hayallerini paylaşabilecek ziyaretçilere “Rüya Evi”’nin kapları 24 saat açık.

Oluşturulmuş platformda, pembe yastıklarda hayal kurmak, rüya görmek, düşünmek ziyaretçilerin Bienal’e katkısı..Bunların yanı sıra belgesel ve kurmaca kategorilerinde 16 film Santralistanbul ve Halk Eğitim Merkezi’nde gösterime devam ediyor.

Bienal, Antrepo No:3’den  kısa kısa notlar düşmek gerekirse..

Öncelikle, içerde müzik keyfiyle dolanmak isteyenler, girişte kimlik kartı karşılığında geçici olarak verilen i-pod’lardan edinmeli.

Aynaların Büyüsü
Aynaların Büyüsü
Aynaların büyüsüne inananlar ya da yanılsama payını göz ardı etmeyenler, Yunus Emre’nin şiiriyle donatılmış aynalı koridorlardan kesinlikle geçmeli, ancak kendine bakarken Yunus Emre’yi anlayabileceği “Farkındalık Evi” adlı bu çalışmanın şaşkınlık verici sonuna ulaşmalı ve keyfini yaşamalı.

Marjinal pratikleri destekleyen ve hareketli partisyonlardan oluşan parça labirentlerinde kaybolmak,  Avrupa’nın sınırlarını duvarlardaki, efsaneleşmiş müzik gruplarının isimleriyle geriye itmek isteyenler, “Ses Sınırları” adlı çalışmada kendilerini döner tabanlı ortama bırakmalı.

Korkutan Asyali Adamlar
Korkutan Asyali Adamlar
Hergün otoyol kenarlarında şahit olunan görüntüleri başka bir bakış açısıyla deneyimlemek isteyenler, 9 adet lambda baskı, 15 fotoğraf ve ışık projektöründen oluşan; Avrupa’nın korkulu rüyası Türk istilasına ironik bir gönderme yapan ve AB’nin olası 26. yıldızıyla baş döndüren “Korkutan Asyalı Adamlar” çalışmasını es geçmemeli.

Bienal’e benim de katkım olsun diyenler, içinden ne geçiyorsa yazmak, mesaj vermek, belki de saçmalamak niyetiyle Extramücadele imzasıyla Bienal için tasarlanan “NE…” adlı azınlık afişleri projesinde kalemini konuşturmalı.

Tabure
Tabure
Son olarak gezmekten yorulup, bir parça dinlenmek isteyenler, duvara karşı ağlayan, tabure işlevselliğindeki, bezden oluşan kızın üzerine oturarak, mekana yeni gelenlerin şaşkın bakışlarına maruz kalıp onlara gülümsemeli:)

“Antrepo No:3’ün içinde acaba daha neler var?” diyenler ise, daha saymakla bitmeyecek tablo, heykel ve projeleri yerinde gelip görmeli!Bienal’in son haftasına girdiğimiz şu günlerde çağdaş sanatla birleşen 52.000’i aşkın ziyaretçi olduğu açıklandı. Siz de gidip rüyalardan, Yunus Emre’den, kışkırtıcı heykellerden, sansürsüz afişlerden ve daha bir çoğundan payınıza düşeni almak istiyorsanız Bienal size İstanbul’un dört bir yanında kapılarını açık tutuyor. Elinizi çabuk tutun…

Cansın Kıraner NYC 2 IST-İstanbul
 
< Önceki   Sonraki >

yorumlar

Henüz yorum eklenmedi - İlk yorumu siz yapabilirsiniz...


Sayfa 1 de 0 ( 0 yorumlar )
©2006 MosCom

Yorum eklemek için üye olmalısınız. Üye iseniz lütfen giriş yapın