Hayatımızın her alanını işgal etmiş sesler topluluğu olmadan yaşamamız mümkün mü acaba? Reklam filmlerinde, sinemada, dizilerde, yemek yemeye gittiğiniz mekanda bizi yalnız bırakmayan ‘müzik, ses, tını, melodi’ kavramlarından bahsediyorum.
Müzik endüstrisinin korsan CD’lerden sonra kan kaybetmeye başladığı doğru. Fakat bir yandan genişleyen mecrası sayesinde acaba korsanların çıkması da bu alanı başka bir yöne mi kaydırıyor diye düşünmeden edemiyorum. Radiohead yedinci albümü olan ‘In Rainbows’u internet üzerinden satmaya karar verdi. Yaptıkları resmi açıklamaya göre 10 Ekim’den itibaren yeni albüm internetten mp3 formatında indirilebilecek. Ülkemizde de bunun örneklerine rastlamak mümkün. Mesela geçtiğimiz günlerde Yakup’un albümünü araştırdım ve öğrendim ki, onlar da şarkılarının sadece internetten indirilmesini tercih edenler arasında. Piyasaya sürülmeyen albümler artık arşivciliği de ortadan kaldıracağa benziyor. Eskisi gibi çok sevdiğimiz albümlerimizi saklamak yerine bilgisayar ortamında arşivleyebileceğiz sadece.
Müzik piyasasında böyle gelişmeler olurken, uzun zamandır dinlemediğim ve tekrar dinlemeye başladığımda tüylerimin ürpermesine hakim olamadığım nadir rastlanacak bir sesten bahsetmek istiyorum; Edith Piaf. 3 CD’lik bir ‘Platinum Collection’ ile yine aramızda. Yaşamına birçok talihsizliği, acıyı, günahı sığdıran Piaf, insanı dinlerken kesinlikle hiç gitmeseniz bile Paris’e götüren bir ses rengine sahip. Batı’da 1950’li yıllarda ortaya çıkan ‘Piaf Romantizmi’ne adını vermiş, öldüğünde kilise O’nu günahkar ilan edip cenaze törenini yapmamış ama sadece Fransa’dan değil tüm dünyadan gelen hayranlarıyla görkemli bir cenaze töreniyle uğurlanmıştı. Fransızca’nın F’sinden anlamasanız bile sanki anlıyormuş gibi hüzünlendiren hatta insanı Fransızca öğrenmeye teşvik eden bir ses kolay unutulabilir mi? Üzerinden 40 yılı aşkın süre geçmesine rağmen, yaşadığı o hüzün dolu hayatı sesine öyle yansıtmış ki, hissetmemek, hayran olmamak mümkün değil. Attila İlhan’ın dediği gibi; ‘Piaf'ın ölmesi gerçekte, kıyısından köşesinden bizim de tanıdığımız eski bir Fransa'nın ölmesi demekti.’
Dinamo FM organizasyonluğunda geçtiğimiz yaza damgasını vuran bir festival vardı ki, ilk kez düzenlenmiş olmasına rağmen şimdiye kadar gördüğüm en sorunsuz festivaldi diyebilirim. Radar Live’dan bahsediyorum. Solar Beach’te muhteşem bir atmosferde gerçekleştirilen festivalde birbirinden ünlü, yıllarca beklediğimiz isimler sahne aldı. Bunların başında Marilyn Manson, James, The Rapture ve Groove Armada geliyor. MTV Europe, “SoundTrip” adlı festival belgeseli için Arjantin, Avustralya, Brezilya, Japonya’daki festivallerin yanı sıra Radar Live festivali dolayısı ile Türkiye’yi de seçti. MTV Europe ekibinin 4 gün boyunca çekmiş olduğu Radar Live görüntüleri belgesel haline getirilerek tüm Avrupa’da yayınlanmaya başlandı. İlk yayın İngiltere MTV’sinde geçen haftasonu gerçekleşti. Eğer gidemediyseniz ve MTV’de de izleme şansına sahip olamadıysanız aşağıdan bu muhteşem görüntüleri izleyebilirsiniz.
Bir döneme damgasını vuran girl band gruplarının en iyisi olan Spice Girls bildiğiniz gibi tekrar bir araya geldi. Baharat kızların kızıl saçlı güzeli Geri Halliwell, 19 Kasım'da çıkacak olan yepyeni Spice Girls single'ını geçtiğimiz günlerde açıkladı. 7 yıl aradan sonra orijinal kadrosuyla yeni bir single kaydeden ve bununla beraber turneye çıkacak olan Spice Girls, oldukça heyecanlı. 19 Kasım'da çıkacak olan single'ın adı ‘Headlines’. Aralık ayında kapsamlı bir turneyle yeniden sevenleriyle buluşacak olan baharat kızların ‘Greatest Hits’ albümü ise 12 Kasım'da çıkıyor. Ortaokul yıllarımın vazgeçilmez grubuydu ne yalan söyleyeyim. Hala oturur ‘2 Become 1’ı severek dinlerim.
Yazının başında da bahsettiğim gibi artık albüm satışlarıyla rekorlara imza atmak gerilerde kaldı. Dünyaca ünlü sanatçılar, çıktıkları turnelerle ceplerini dolduruyor ve en çok kazanan isim de yıllardır aynı. Forbes Dergisi yıllık geleneksel ‘müziğin en çok kazananları’ listesini açıkladı. Tahmin edeceğiniz üzere The Rolling Stones bu yılın da en çok kazanan grubu oldu. Haziran 2006 ile Haziran 2007 arasındaki net karların hesaplandığı listede, toplam 437 milyon ciro yapan ‘The Bigger Bang’ turları ile The Rolling Stones ilk sırada yer alıyor. Listenin devamındaki isimler ise şöyle; Jay-Z - 83 milyon dolar, Madonna - 72 milyon dolar, Bon Jovi - 67 milyon dolar, Elton John - 53 milyon dolar, Celine Dion - 45 milyon dolar, Tim McGraw - 37 milyon dolar, 50 Cent - 33 milyon dolar, U2 - 30 milyon dolar ve Diddy - 23 milyon dolar.
Yeni çıkan albümler
Natalie Imbruglia / Glorious – The Singles 97-07 / Sony BMG
Ingiltere’de ‘Tüm Zamanların En Çok Satan Single’ları’ arasında yer alan ‘Torn’ isimli şarkısıyla gönlümüze taht kuran Natalie Imbruglia, şimdiye dek çıkardığı birbirinden güzel albümlerin ardından ‘Glorious – The Singles 97-07’ ile yine aramızda. Üç ‘Grammy Ödülü’ ve 1999 yılı ‘Brit Ödülleri - En İyi Uluslararası Bayan Sanatçı & En İyi Uluslararası Çıkış Yapan Sanatçı’ ödüllerinin sahibi Natalie Imbruglia, son yılların en çok övgüyü hak eden kadın sesleri arasında yer alıyor. Bu albümde ‘Torn’un yanı sıra, ‘Smoke’, ‘Big Mistake’, ‘Wrong Impression’ ve ‘Wishing I Was There’ gibi klasikleşen dokuz hit Imbruglia şarkısı ve daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış yepyeni beş şarkı da yer alıyor.
Monica Molina / Autoretrato / EMI Müzik
Huzur veren sıcacık müziği yanında zarif tavırları, duru güzelliği ve diğer sanatsal yönleriyle de dikkatleri çeken Monica Molina, değişik ve kendine özgü vokali ile fark yaratıyor. Çıkardığı ‘Tu Despidada’ (Your Farewell), ‘Vuelo’ (I FLY), ‘De Cal y Arena’ (Of Lime And Sand) ve ‘A Vida’ (To Life) isimli 4 albümü ile aşk rüzgarları estiren ve dünyada büyük hayran kitlesine sahip Monica Molina yepyeni albümü ‘Autorretrato’yu (Self Portrait)'i piyasaya sürdü. Album kapakları çekimi için İstanbul’u tercih eden Molina, dünyaca ünlü starların album kapaklarına imza atan Javier Salas ile çalıştı. Molina’nın album kapağında fonda Sultanahmet Camii’si görülüyor, çok hoş!