|
Bu haftaki online sohbetimizi tasarım dünyasının renkli isimlerinden Sedef Çalarkan ile yaptık.
Bize kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?
 Tugbana Sedef Çalarkan İstanbul'da doğdu. İngiltere-Bournemouth üniversitesi turizm ve otelcilik bölümünden mezun oldu. İngiliz Havayolların'da 8 ay çalıştı ve aile şirketi olan Türkiye Fred Perry'de çalışmaya başladı. Louis Vuitton,Arzu Kaprol, Derin, Telsim gibi uluslar arası firmalarda yöneticilik ve marka danışmanlığı görevi yaptı.2005 senesinde kendi markası olan Osm@n'ı yarattı ve 1 ay gibi kısa bir sürede Paris Prêt-à-Porter fuarına kişisel koleksiyonuyla katıldı.Marka en çok İngiliz basının ilgisini çekti.3 ay gibi kısa bir sürede Fransız Elle dergisine ve Ağustos 2006 da BBC world'e konuk oldu.bunu daha sonra H@rem ,Teoman markaları izledi. Türkiye'nin önemli rock starı Teoman için bir proje geliştirdi ve Teoman sitesinde kendi el izinin üzerinde olduğu t-shirtler Teoman sitesinde bulunmaktadır. Ağustos ayında padişah ve teknoloji ürünü ipod'u birleştirmesi Apple ın dikkatini çekmiş ve Sedef Çalarkan'ın laptop ve ipod çantaları Metin Gürsoy projesi altında Apple centerlar da Eylül 2006 da sergilenmeye başlamıştır. al-jamal arap gece kulubü için çanta ve yan ürünler,dünyanın en büyük ilk 100 şirketi içinde bulunan Kotex firması ve TUGBANA markaları için t-shirt koleksiyonu tasarlıyan Sedef Çalarkan ın bütün çalışmaları konsept tasarımı alanındadır. Kendi tasarım çizginizi ve moda felsefenizi nasıl tanımlarsınız? Moda tasarımcısı değilim.konsept tasarlıyorum.bütününü tasarlıyorum. Markanın logosundan,showroomuna,hatta tasarladığım t-shirt yada aksesuarların duracağı standa ve askıya ve paketine kadar her şeyi kendim tasarlıyorum. Sonrasında medya planını,tanıtım partysinide kendim tasarlıyorum.. tasarım bütündür. Çizgim yok. Bana kim gelirse gelsin o kişinin beğenisine uygun markayı a-z ye oluşturabilirim.kişiyi tanımam,isteklerini iyi algılamam yeterli. Tasarımlarınızı yaparken nelerden beslenirsiniz?
 Al-Jamal Ben çaresiz ve üzüntü içinde olduğum zamanlarda yaratabiliyorum. inatçı ve mantıksızda olsa hedefe ulaşmayı ilke edinmiş bir yapım var. çok zor zamanlar ve şartlar beni daha fazla güçlendirip, daha zor projelerin ortaya çıkmasına yardımcı oluyor.sanırım insan zorlukları yaşarken,çevreden o kadar çok yıpratılıyor ki, işte ben buradayım demek ve hayata tutunmak için daha fazla çalışıp,daha fazla beynimizi zorluyoruz. Aslında bana çok zor geçirdiğim 8 senede destek olmasını beklediğim ama tam tersini yapan dostlarıma teşekkür etmem gerekir. Farkında olmadan başarıya doğru beni yönlendirdikleri için. Markanız 'Osman' ın kuruluş aşamasını bizlerle paylaşır mısınız?
 Osm@n Senelerdir katıldığım fuarlarda,gözlemlerimde Türkiye adına yapılan işleri gördüğümde,her şey bana ağır geliyordu.kaftanlar vs..gibi.ben bunu çok basite ve gençlere indirmek istedim.hedefim tamamen gençler.ben geniş kitlelerin takip edeceği ,kolayca sahip olabileceği tasarımlar yapmak istedim.Amacım Nokia,Apple vs.gibi gençlerin takip ettiği dünya teknoloji devi firmalarla padişah ı yan yana getirmekti..bu durum beni çok heyecanlandırdı. 2004 Kasım ayında çok sıkıntılı bir dönemimde ortaya çıktı.daha önce planlanmış değildi. Bir sabah Cihangir'deki evimde yataktan kalkamayacak kadar üzgünken aklıma böyle bir fikir geldi.fikri bir tek gecede hayata geçirdim.planlayıp,kurumsal kimliğini oturtup,1 ay gibi kısa bir zamanda koleksiyonu oluşturup fuarın yolunu tuttum..bunu gerçekleştirirken benimle beraber Kemal Edes ve Aylin Gücüm vardı.her şeyi beraber yaptık.Fikrin geliştirilmesi ve üretimi için onlardan büyük destek aldım.Kemal Edes padişah tasarımlarında,Aylin Gücüm üretim,çanta tekniğinde benimle beraber çalıştılar.Kemal Edes logomuzu 1 gecede tasarladı.her şey çok hızlıydı.Marka Türkiye den önce ilk defa Paris Pret a porte fuarında tanıtıldı.ve gördüğü ilgi Türkiye adına ve kendi adıma bana gurur verdi.beni daha iyisini yapmak için motive etti.. Geçtiğimiz sene Teoman’la birlikte tişörtleri kapsayan bir çalışma içine girmiştiniz.Bize bunun hikayesini anlatır mısınız? Sizi yakınlarda bunun gibi projeler içinde görecek miyiz?
 Teoman Teoman'ı tanıdıktan ,kadınların ona olan ilgisini ve dokunma isteklerini gördükten sonra kafamda bir gece böyle bir şey yapmaya karar verdim..hayranlarının insanoğlu için imzadan daha önemli olan el izine sahip olma isteğinin hoş bir buluşma ve birliktelik olduğunu ve dokunması mümkün olmayan uzaktaki insanlarla da birleştirme hissini verebilmek beni heyecanlandırdı.proje hayata geçti.Teoman'ın web sitesinden 1 senedir satışta sipariş verebiliyorsunuz..böyle projelere devam ediyorum ve çok büyük zevk alıyorum. Marka oluşturmada tasarımın rolü konusunda neler söylemek istersiniz? Sizce Türk hazırgiyiminin“markalaşmak” konusundaki handikapları ve başarıları nelerdir?
 Apple Her zaman söylediğim gibi biz tasarımcıların, yaratıcı kişilerin finans desteği ve büyük sanayicilerle birleşmeye ihtiyacı var. Yurt dışında bu o kadar iyi planlamış durumdaki, maalesef ülkemizdeki çözümler çok yetersiz. Burada devletten çok özel kurumlara da iş düşüyor. Bana Tuğba Erbil bu desteği verdi. kendi markasını kurup, tasarımlarını gerçekleştirmem için imkan verdi. Aklında böyle bir şey yok ken.Türk tasarımcı desteklemek adına. Umarım örnek olur diğer Türk vatandaşlarına.. Markalara milyarlarca dolar dökmek yerine, 30-40 bin Euro ları hava atmak için bir çantaya yatırmak yerine, kendi ülkemizin tasarım yada sanatını desteklemek daha önemli bir meziyet diye düşünüyorum. Bu alanda atılmış her adımı Türkiye adına çok önemli buluyorum. Kotex in bünyesinde yer aldığı Kimberly clark şirketi dünyanın en büyük 100 şirketinin içinde bulunan ilk kadın pedini çıkartan Türkiye'ye yatırım yapan bir şirket. Bu şirket bana Türk tasarımını destekleme projesiyle geldiği zaman,çok büyük gurur duydum. Çünkü bir Türk tasarımcı ürünlerinin Amerika'ya sıçraması an meselesi. Kotex'in kadın sağlığına verdiği önemle ,naylon katkısından uzak aynı amacı güden organik çantalar ve t-shirtler tasarladım..projenin daha başlangıc noktasındayız Kendinizi beş sene içinde nerede görüyorsunuz? Hakettiğim yerde..bunuda sizler belirliyeceksiniz. Sedef Çalarkan’a online sohbetimiz için bir kez daha teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Başka bir online sohbette görüşene kadar, New York’tan sevgilerle Rana Solaker |