|
Neden hep bir şeylerden uzak olunca kafama dank ediyor bir şeyler? Neden hep tutamayacağımı bildiğim zaman tutmak istiyorum zamanı? deniz suyunu? kumu? hayali?
Ortaokul lise yıllarımda da böyleydim ben, voleybol takımındaydım o zamanlar, pasörlük ve savunmayı iyi yapabilirken, iyi bir smaçör hiç bir zaman olamadım. Topun pasörün elinden çıkmasıyla, benim topa yaklaşıp-vurmam arasındaki zamanlamada hep bir hata yapar, iyi bir smaç atmayı beceremezdim...Herkes her şeyi iyi yapacak diye bir şey yok tabii... Uzun kahverengi bir pantalon giyiyorum, üzerinde de sarı renkte ince askılı V yakalı bir bluz...Çıplak ayakla koridorda paçalarımı yere sürüye sürüye ilerliyorum, başım önümde, saçlarım toplu...Saçlarım toplu olmasına rağmen önüme gelmeye çekinmiyor, itmiyorum ben de hiç geriye...Bu halde odaama ilerlerken, " paçalarımın yere sürttüğü yerler keşke deniz suyuyla ıslanıyor olsaydı şimdi " geçiyor içimden...Eylül sonu, çok az insanın kaldığı bir sahilde yürümek gibi...Sular pantalonumu ıslatıyor olsa, hatta annemin şayet görse " o pantalonun halimi kalır öyle,paçavra gibi giyersin artık bundan sonra" diyeceğini bilsem bile, "iyi öyle giyerim, hem paçavralar hep çirkin olacak diye bir kaide mi var" diye geçirsem ve yürümeye devam etsem... Hatta ve hatta yolun sonunda, aldırmazlığımı tavan yaptırıp, arkamda şaşkın bakışları bırakarak-ve bu şaşkınlığı içimi gıcıklatan bir zevkle taşıyarak- cumburlooop atlasam... Yapmadığım şey değil ki bu...Norveç'te de yapmıştım. Nisan sonuydu, hava çok güzeldi...Gerçi oranın sıcağıyla bizim alışık olduğumuz sıcaklar aynı değildir ama, sıcaktı be işte, kendi çapında da olsa...Önümüzde fyord ve fyorddan korkan BEN...Bari ağaçta oturalım bahanesiyle Teacher's Hill'in yanına gitmiştik...Ben ağaçta oturuyordum, kot ve bir t-shirt giyiyordum. Suyun beni cezbeden göz kırpışlarına dayanamadığımdan, en azından suyu hissetmeliyim diye önce ayaklarımı sokmak bahanesiyle yakınına gitmiştim. Sonra dayanamayıp ilerlemeye başlayışım, arkadan gelen " aaa, cidden gidiyor, delisin sen, hani korkuyordun?" bağırışlarını umursamayışım ve sonunda üzerimdekileri umursamayıp dalışım şeklinde devam eden bir ritüel...Sudan çıktığımda kotumun ve tshirtümün ağırlığını zor taşıyışım beni sadece kocaman kahkahalara boğmuştu. Ayakkabılarımı da giyemediğimden, çamur içinde olan ayaklarım ve üzerimden damlayan sularla odaya dönmüştüm... Ve şimdi , tüm yaz elimdeki fırsatı değerlendirebileceğim halde yeteri kadar denize girmediğim,üstüme başıma su bulaştırıp,annemden azar işitmediğim için; alnıma büsbüyük harflerle APTAL yazıp yapıştırmam gerektiğini farkede farkede, eylül sonu denizini düşlüyorum...Yanımda birisi daha olsun istiyorum, arkamdan deli diye bağırabilir ama kıyafetleriyle suya atlaması gibi bir bedeli olacak bunun da...Zannediyorum ki, çok da pahalı bir bedel değil... Öyle işte...Geç kalıyorum...Kötü bir şey...
|