ADnet Reklamları Siz de reklam verin
Röportaj - Tülin Kermen Yazdır E-mail
Yazar Rana Solaker   
Pazar, 01 Temmuz 2007
Sample Image
Bu haftaki online sohbetimizi ülkemizin önde gelen stil danışmanlarından Tülin Kermen ile yaptık.

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?
1967 doğumluyum Terazi burcuyum . İstemediğim ve keyifli olmayan hiçbir şeyi yapmamaya özen gösteriyorum. Arkadaşlığa açık olmaya ve gece yatağa kafanı koyduğumda “bugün yapabileceğimin en iyisini yaptım” demek için yaşayan biriyim.
İşimi sonsuz seviyorum ve hakkını vererek yapıyorum. Öğrenim hayatım başka ülkelerde yaşamak ve bu arada da okumak olarak geçti. Kurallara karşı gelen bir yapım vardı okul çağında. Az disipline gitmedim az ne biçim giyiniyor bu kız denmedi arkamdan. Ama anarşist denecek tiplerdendim ben . Kıyafetlerimle protesto yapıp anlam vermediğim her şeye karşı çıkan biri. Londra’da  New York’ta Los Angeles’da yaşadım. Çok keyifliydi. Her zaman sevgiye, dürüstlüğe ve çalışmaya inandım…

Stil danışmanlığı yapmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?
30lu yaşların başında arkadaşlarımla otururken insan en iyi bildiği keyif aldığı işi yapmalı derken “ben en iyi ne işi yapıyorum “diye sordum hepsi alışveriş cevabını verdi! O anda ben alışverişçi olayım, insanların hayatlarını kolaylaştırayım dedim. Sonra biraz araştırınca bunun bir meslek olduğunu da gördüm ve o yolda kendimi geliştirdim.

Müşterileriniz kimlerden oluşuyor?
Müşterilerim kişiler ve firmalardan oluşuyor. Firmalar şirket çalışanlarının firma kimliğine ve pozisyonlarına uygun giyinmeleri için benim danışmanlığımı istiyor. Özel kişisel müşteriler ise kendi stillerini tarzlarını renklerini belirlemek isteyenlerden oluşuyor. Bu arada beraber alışveriş gardırop danışmanlığı ve hediye danışmanlığı da yapıyorum ..

Stil danışmanı olmak isteyen gençlere neler önerirsiniz?
Öncelikle, bu işi seviyorlarsa yapmaları gerektiğini. Ardından bununla ilgili kursa gitmelerini ve mutlaka birisiyle (stil danışmanı özellikle) bir süre çalışmalarını tavsiye ederim. Yaptıkları işi seviyorlarsa ilgi duyarlar ilgi duyarlarsa merak ederler merak ederlerse de araştırırlar ve bir de çalışkansalar disiplinliyseler bu işte başarılı olurlar.

Bir süre New York’ta yaşadınız. O dönemler sizin için nasıl geçti?
Ben tam bir New York aşığıyım. Öyle ki gençliğim hatta çocukluğum boyunca NY’a gitmeyi ve yaşamayı planladım. Ve sonunda yaptım da! Çok mutluyum , düşüncelerimde bir tek fark var ben NY’ta 365gün yaşayamam… çok müthiş bir şehir bu kadar dinamizmi olan bir yer ve beni şarj eden bir yer olamaz hele ben oralardayken inanılmaz bir karakterdi NY. Sene 1991-1992 . o dönem hayatımın en yoğun ,en ikilemde en yalnız ama en kaliteli zamanını yaşıyordum diyebilirim. Ama aile, aşk ve küçük denizde büyük balık olma fikri geri döndürdü beni İstanbul’a…

Sizce New York’un farklı bir enerjiye sahip olmasının sebebi nedir?
Kozmopolit oluşu ve dinamiği. NY’ta acelen yoksa bile şehrin ritmine kapılıp koşuşturuyor bulursun kendini. Her şeyi bulabilirsin ve her saatte. Ama fark edilmeme soru işareti varsa kafanda NY seni yutar.

İstanbul’da ve New York’ta bulunmaktan hoşlandığınız mekanlar, semtler ve alışveriş merkezleri arasında hangileri var?
Olmaz mı! Her sene mutlaka bir kere gitmek isterim ben NY’a . Öyle ki yoksa doymuyormuşum, yaşamıyormuşum gibi geliyor bana. Asla bıkmam. Tek tatilim olsa oyum NY’tan yana olur. Soho, Village eski yaşadığım yer en sevdiğim alanlar Chelsea’yi yeni yeni keşfediyorum ve son iki seferdir de Brooklyn’de kalıyorum bambaşka bir yönü NY’un buralar.Alışveriş sokak pazarları en sevdiklerim Basement ,Dsw, Marshalls, Century21, Antropologie, H&M, The Container Store, Target, Uniqlo, Bloomingdale’s v.s. İstanbul’da her yer .Ben Tahtakale’den, Kapalıçarşıya, Mayadrom alışverişe kadar her yerden alışveriş yaparım ve severim.

Türkiye dışında düzenlediğiniz alışveriş turları hakkında bizlere bigi verir misiniz?
Bir kere yaptık 6 gün sürdü New York’ta. Bir daha uygulayamadık henüz ama kısa süreli Floransa’ya düşünüyoruz.

Tipik bir gününüz nasıl geçer?
Sabah çok erken kalkarım 6 gibi, köpeğimle oynarım, kahvemi içerim...Güne başlamadan evvel keyifli bir sabah geçiririm. Sabah gülmeyi çok severim o yüzden Friends ya da Frasier dizisini seyrederken kahvaltımı ederim ardından maillerime bakarım 10 gibi güne başlarım. Zaten Pazar gününden ne yapacağım programlıdır. Haftada mutlaka 2veya 3 gün arkadaşlarımla öğlen veya akşam yemeği yerim. Gün içinde sabah saatlerine toplantılarımı koymaya çalışırım her iş arasında bir cafeye gider keyifli bir kahve içerim. Asla boş vakit geçirmem.Çalışmıyorsam eğer ya vitrin bakar not alırım ya da dergi kitap karıştırır okur proje defterime yazarım. Bol bol telefonda konuşurum. Oldukça organize bir insanım aslında onun için beni hep aynı yerlerde görebilirsiniz. İşim hobim olduğu için de alışveriş merkezleri, Nişantaşı, pazarlar, Kapalıçarşı da da bulabilirsiniz beni…

Yeni projeleriniz arasında neler var?
Kitaplar geliyor inşallah bol resimli el kitabı niteliğinde hazırlıyoruz bu kitapları. İlki bu senenin sonuna kadar çıkmış olacak inşallah. Yeni stil anlayışını anlatan bol resimli bir kitap olacak. Ve çantada, cepte taşınabilecek. Heyecanlıyım bayağı. Stil danışmanlığı ve moda editörlüğü konusunda kurslar açmayı planlıyorum. Ve daha söyleyemeyeceğim birkaç proje var. Ama daha çok yeni bunlar daha sonra inşallah.

Bu sezonun TülİN ve TülOUT’larını bizlerle paylaşır mısınız?
Sezonun Tülin rengi yeşil ve gri. Tüloutu ise saks mavisi ve kırmızı.
Sezonun in çantası bavul kadar büyük olan beyaz ve hardal rengi çantalar. Out olanlar postacı modelleri.
Sezonun en in kıyafeti elbiseler. Outu ise  klasik A tipi etekler.
Sezonun en in ayakkabısı  plastik babet ayakkabılar, outu espadriller. 

Sizce stil sahibi olmanın püf noktaları nelerdir?
1 - Kendini tanıma,
2 - Nerede ne giyinileceğini bilme veya bilmiyorsan öğrenme,
3 - Kendi klasiklerini yaratma. Ve onlara yatırım yapma.
4 - Beğendiğin kişilerden veya markalardan sentez yapabilme.
5 - Stili bir bütün olarak görerek “yarattığınız resmi” saç, makyaj, aksesuar ve iç çamaşırıyla destekleme….

Beğendiğiniz moda ikonları kimler?
Sienna Miller, Kate Moss, Madonna, Audrey Hepburn, Gwen Stephanie aklıma gelenler.

İşiniz dolayısıyla moda ile iç içe bir şekilde yaşıyorsunuz. Günlük hayatınızda nasıl giyinmekten hoşlanırsınız? Vazgeçemediğiniz markalar var mı?
Nasıl hissediyorsam öyle giyinirim. Ve nasıl giyinirsem de öyle hissederim. Bir role sahneye hazırlanmak gibi...Rahatlık tek kriterim çünkü çok yoğun bir iş tempom var ve çok hareketliyim gün içinde .Vazgeçemediğim bir marka yok . İlk rengi çeker beni bir şeyin ardından formu sonra fiyatına markasına bakarım … ama takip ettiğimi markalar var tabii.

Sırada Marcel Proust’un anketinden yola çıkarak hazırladığımız sorular var.
Sık sık kullandığınız bir sözcük var mı? Varsa nedir? 
« Şekerim » ve  İngilizce konuşurkende « yani » diyorum ve vazgeçemiyorum Smile
En büyük lüksünüz nedir?
Çocuğum çoluğum yok tamamen keyfim ve yaşamak için çalışıyorum. İşte o yüzden asla kurallarımdan ödün veremem. En büyük lüksüm bu.
Şu anki ruh haliniz nasıl?
Çok iyi değil …
En büyük korkunuz nedir?
Uzun çok ama çok  uzun yaşamak. Green Mile filmi gibi. Kimsenin ismimle hitap edemiyeceği yaşa kadar yaşamak.
Karakterinizin en belirgin özelliği nedir?
Açık olmak. Hiç sırrım yok.  
En sevdiğiniz yazarlar kim?
Edebiyat konusunda çok  fakirim. Şiir severim. Neruda, Özdemir Asaf, Nazım Hikmet, büyük bir Çehov hayranıyım ama dediğim gibi konuşabilecek yetide değilim edebiyat konusunda.

Tülin Kermen’e bu yoğun temposunda NYC 2 IST’e zaman ayırdığı için bir kez daha teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

Başka bir online sohbette görüşene kadar,

New York’tan sevgilerle
Rana Solaker

 
< Önceki   Sonraki >

yorumlar

Henüz yorum eklenmedi - İlk yorumu siz yapabilirsiniz...


Sayfa 1 de 0 ( 0 yorumlar )
©2006 MosCom

Yorum eklemek için üye olmalısınız. Üye iseniz lütfen giriş yapın