|
Bu sabah işe giderken radyoda bir şarkı duydum tesadüfen. Özellikle sözleri çok hoşuma gittiği için kanalı değiştirmeden dinlemeye devam ettim. Aynen şöyle diyordu bir dizede: “Modern zamanlarda aşk buharlaşıp uçmuş mudur, bu mudur ?” Kendi kendime gülümsedim dinledikçe. Şarkının, etrafımdaki yalnız kadınların duygularına ne de güzel tercüman olduğunu düşünerek..
Evet, gerçekten de kız arkadaşlarımla ne zaman bir araya gelsem konu ülkenin politik sorunlarından ya da sezonun ayakkabılarından sonra dönüp dolaşıp yine aynı yere geliyor. Aşka.. Pardon aşksızlığa.. Kadınlar olarak hayatımızın merkezine oturttuğumuz bu olgu, öylesine işlenmiş ki beynimize, sanki o yoksa mutsuz olmak kaçınılmazmış gibi geliyor hepimize.. “Neden doğru insanı bulamıyorum?” “Neden beni sevmiyor?” “Neden aramıyor?” Bu cümleleri ve benzerlerini her gün o kadar çok duyuyorum ki :) Hayat hızlanıyor, şartlar zorlaşıyor, bununla birlikte insanlar da değişiyor. Çocukken bize anlatılan masalların ve izlediğimiz tüm romantik komedilerin aslında birer saçmalıktan ibaret olduğunu yavaş yavaş öğreniyoruz. Ve öğrenmemize rağmen bazılarımız hala direnerek kendini metropollerde efsane aşklar yaratmak için gönüllü savaşçı ilan ediyor. Onlara kızsam hatta çoğu zaman dalga geçsem bile zaman zaman aynı hataları ben de yapıyorum galiba.. Yaş otuza yaklaştıkça ya da otuzu geçmeye başlayınca çevreden gelen “evlen artık” baskılarındaki artış ve yalnızlık korkusu da eklenince buna, doğru erkeği bulmak ve onu elde tutmak hayatımızın meselesi oluyor ister istemez. Bu kaygıyla hatalar yapıyor, üzülüyor ve erkekleri kendimizden uzaklaştırıyoruz. Baskıcı ya da zayıf tutumlarımızla hep kaybediyoruz.
Halbuki her şeyi akışına bıraksak, biraz güçlü ve kendi ayaklarımız üzerinde duran bireyler olarak yaşamaya çalışsak, beklentilerimizi aza indirgesek ve aşkı hayatımızın olayı yapmaktan vazgeçsek belki daha mutlu olabiliriz. Hem düşünsenize, kendine güvenen ve bağımsız bir kadına hangi erkek karşı koyabilir ki? Unutmayın ki siyah-beyaz bir filmin başrol oyuncusu değilsiniz kızlar. Kurbağaların öpünce prense dönüştükleri masallar da artık geçmişte kaldı. Bu yüzden artık rahat olun biraz. Geçirdiğiniz zamanlardan, kısacası yaşamdan keyif almaya bakın. Dostlarınız, sosyal hayatınız, hobileriniz, kendinize ait zamanlarınız olsun. Aşk bir gün zaten gelip sizi bulacaktır. Bulmasa bile bu asla bunalıma girmenize neden olmasın. Bırakın aşk, tıpkı erkeklerin yaptığı gibi hayatınızın merkezi değil, sadece bir parçası olsun.
|