|
Online sohbetler serimizin bu haftaki konuğu Türkiye’de kostüm tasarımı denilince ilk akla gelen isimlerden biri olan Canan Göknil oldu.
Küçük bir çocukken hayalleriniz arasında kostüm tasarımcısı olmak var mıydı? Vardı ve oldu. Bütün çocukluk hayallerime aşağı yukarı geçte olsa kavuştum. Victorio Gassman ve Giorgio Albertazzi'nin kurmuş olduğu”Bottega Teatrale Commune di Firenze”de staj yaptınız. Bize biraz o günlerden bahseder misiniz? Ben tasarım eğitimimi Floransa Devlet Güzel Sanatlar Enstitüsünde aldıktan sonra Bottega’da staj yaptım. Çok usta kostümcüler ve sahne adamları tarafından yetiştirildim.Ustalarımın köpeği gibi kapılarında yattım. Şimdi İtalya`ya her gittiğimde onların kapısında yatmasam bile evlerinde kalırım ve hep projelerimizi konuşuruz. Sizinle meslektaş olmak isteyen gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz? Çok çalışıp çok disiplinli ve hafif olmalarını. Asla kendi sorunlarını işe taşımamalarını. Türkiye’nin en başarılı kostüm tasarımcılarından biri olmanızın sırrı nedir sizce? Disiplinli ve araştırmacı oldum. Hiç bir zaman işin peşini bırakmadım, ekip ruhuna önem verdim.Asla bana uzatılan eli unutmadım.Kafam yatmayan hiç bir fikri ve işi kabul etmedim. Sahne kostümü tasarlarken hangi unsurlara dikkat edilmesi gerekir? Oyuna, oyuncuya,,armoniye,temizliğe ve ışığa, ışığa, ışığa, ışığa......... Film ve tiyatro kostümü tasarlamak arasında farklılık var mıdır? Işık, detay, film burnunuzun dibindedir, sahneyse ötede durur...... Yaratıcılığınızı besleyen kaynaklar nelerdir? Kütüphanem,dostlarım, gençler, seyahatler, filimler, İstanbul.......... Son zamanlarda seyrettiğiniz, sizi kostümleriyle etkileyen bir film ya da filmler oldu mu? Maria Antoinette. Kariyerinizle ilgili en büyük hayaliniz nedir? Çok büyük bir co-prodüksiyon 15.yy Osmanlı filimi yapabilmek İstanbul’da bulunmaktan hoşlandığınız mekan ve semtler arasında hangileri var? Teşvikiye’nin göbeğindeki ev- ofis olarak kullandığım mekanımda ve etrafındaki yerlerde, Beyoğluna ,Tünel, Galata, Sultan Ahmet taraflarına bayılırım. Tipik bir gününüz nasıl geçer? İki ofisim var, biri ev ofis...bütün tasarımlarım ve asistanlarımla beraber olduğum mekandır cook kutsaldır, 24 saat yaşar. Diğer ofisim daha kurumsaldır, sanatlan çok haşır neşir değildir, ticaridir. Orasının disiplini bana çok uymaz...Çalışan herkesi darmadağın ediyorum, ortağım arkamın toplarken de kurumsal disiplinle alay ediyor. Ayrıca Yedi Tepe Üniversitesinde haftada bir gün son sınıflara ders veriyorum. Günlük hayatınızda nasıl giyinmekten hoşlanırsınız? Vazgeçemediğiniz markalar var mı? Pahalı ‘bir lokma bir hırka‘ tarzım var benim. Sabahtan akşama aynı kiyafetle olurum. Yakın zamanda gerçekleştireceğiniz projeler hakkında bilgi verebilir misiniz? İnanın, yarın sabah sadece dişimi fırçalayacağımı biliyorum. NYC 2 IST okuyucularına internet sayesinde ulaşan bir dergi. Sizin internetle aranız nasıl? Fena değil hergün birkaç saat geçiriyorum. Bu da umumiyetle sabaha karşı oluyor. Sırada Marcel Proust’un anketinden yola çıkarak hazırladığımız sorular var. Sık sık kullandığınız bir sözcük var mı? Varsa nedir? Keeeesssssssss!!!, Papatyam En büyük lüksünüz nedir? Kütüphanem Şu anki ruh haliniz nasıl? Hafif şaşkın, herşey nasıl yetişecek moodundayim......... En büyük korkunuz nedir? Elden ayaktan kesilmek, bunamak, başkasına maddi manevi muhtaç olmak.... Karakterinizin en belirgin özelliği nedir? Lafımı esirgememek, sağlam durmak. En sevdiğiniz yazarlar kim? Bu sıralar Louis de Bernieres okuyorum.
Canan Göknil'in Kenan Işık'ın yönettiği Ölümsüz Öykü adlı eser için yarattığı kostümler
Canan Göknil’e bu yoğun temposu arasında bizlere zaman ayırdığı için bir kez daha teşekkür ediyorum. Başka bir online sohbette görüşene kadar, New York’tan sevgilerle Rana Solaker
|