|
Röportaj köşemize bu hafta kendine özgü çizgisiyle hepimizin yakından tanıdığı Piyale Madra'yı konuk ettik.
Çizime karşı olan yeteneğinizin ne zaman ve nasıl farkına vardınız? Ortaokul yıllarında okul dergisinin karikatürlerinin hepsini ben yapardım. Ama annem dört-beş yaşlarında hiç durmadan halının üstünde karalamalar yaptığımı söyler. Karikatürist olmak isteyen gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz? Karikatür çizebilmek, dünyaya açık olmayı toplumun sosyal, kültürel, ekonomik yapısını incelemeyi, dünyayı tanımayı, bilmeyi gerektirir. Ayrıca karikatür eğlendirir, eğitir, tabuları ve mitosları yıkar, karşı çıkar. Dürüst bir işlevi vardır. Dileğim odur ki; genç karikatüristler dünya meselelerine uzak kalmayıp, bu konularda karikatürler üretsinler. Sevilen çizgi diziniz Piknik’in doğum öyküsünü bizlerle paylaşır mısınız? Piknik İsveç’in karanlık gündüzlerinde doğdu. Bir seneliğine eşimle Stockholm’de yaşadık. Bu süre içinde bir yerde çalışmıyordum. Bir iki denemesini Ankara’da yapmıştım, karakterler İsveç’te oluştu. Dönüşte elimde otuz adet Piknik’le, Milliyet gazetesinin kapısını çaldım. Piknik 1981 yılında bir yıl süreyle Milliyet gazetesinde, daha sonra da 10 yıl kadar Cumhuriyet gazetesinde devam etti. Piknik karakterleri arasında kendinizi en çok kime yakın hissediyorsunuz? Çocukluğumdan beri evimize hep kediler geldi, gitti. Ama bütün bunların içinde Duman bizde ölümüne kadar yaşayan tek kediydi. Piknik çizgi dizisinde ilk oluşan karakter zaten “Piknik” ti. Hemen arkasından Piknik’in sahibi Zeynep çıktı. Ama bu dizinin en dikkat çeken tipi de Müjgân oldu. Sonra bildiğiniz gibi Barış, Serap ve en son Ünik. Sevdiğiniz çizgi romanlar arasında hangileri var? Son zamanlarda pek takip edemiyorum. Peanuts’a bayılırdım. Favori karikatüristleriniz kimler? Reiser, Sempe, Topor. Günün hangi saatlerinde ve nasıl bir ortamda yaratmaktan hoşlanırsınız? Evde çalışıyorum. . Masanın üzerinde eskiz defterleri, kalemler, kağıtlar her zaman açık ve beni bekler durumdadır. Gün içinde, sadece içimden geldiği zamanlarda masaya oturmaya çalışıyorum. O zaman her şey çok daha kolay ve akıcı oluyor. Geçtiğimiz sene Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ile bir işbirliği içine girerek, Türkiye’nin Avrupa’da tanıtılmasına yönelik düzenlenen karikatür kampanyasında yer almıştınız. Bu kampanya Avrupa’da nasıl tepkiler aldı? DHL’le birlikte TÜSİAD, Türk insanını ve yaşam tarzını Avrupa’ya tanıtmak için karikatürü kullanmakta karar kılmışlar ve çizimleri yapmam için beni aradılar. Bence böyle bir konu için karikatürü kullanma fikri çok doğru. Çünkü insanlar okumaktan çok bakmaya eğilimlidirler ve mizah insanların ortak dilidir. Ben de bunun üzerine arka planda İstanbul’u ve Ölü Deniz’i kullanarak beş renkli karikatür çizdim. Bunlar sticker olarak hazırlandı ve Avrupa ülkelerine giden DHL paketlerinin üzerine yapıştırıldı. Şu anki projeleriniz arasında neler var? “Ademler ve Havvalar 5”i hazırlıyorum. Ayrıca“Piknik” tekrar basılıyor. İki kitap da Nisan ayında yayımlanacak. Tipik bir gününüz nasıl geçer? Evde çalışmanın dışında herkes gibi yaşıyorum. Kitap, televizyon, DVD, eş dostla günlerim geçiyor. İstanbul’da bulunmaktan hoşlandığınız mekan ve semtler arasında hangileri var? Oturduğum semti-Kandilli’yi-şehre uzak olmasına rağmen çok seviyorum. Kapalıçarşı ve çevresi, Beyoğlu, Galata; yani eski İstanbul’u koklayabildiğimiz semtler beni cezp ediyor. İstanbul’dan en çok ne zamanlar keyif alırsınız? Baharda ve karda. NYC 2 IST modayı sanatın bütün dallarıyla birleştirmeyi hedefleyen bir dergi. Sizin modayla aranız nasıl? Vazgeçemediğiniz markalar var mı? Modayı gençlik yıllarımda takip ederdim, şimdiyse yakışanı bulmaya çalışıyorum. Sırada Marcel Proust’un anketinden yola çıkarak hazırladığımız sorular var. Sık sık kullandığınız bir sözcük var mı? Varsa nedir? “Pek bi…” En büyük lüksünüz nedir? Sessiz bir ortamda, evde çalışıyor olmam büyük bir lüks ama daha büyüğü çok sevdiğim bir işi yapıyor olmam.. Şu anki ruh haliniz nasıl? Allahtan bilgisayarın başına kızımı oturttum, ben söylüyorum o hızlı hızlı yazıyor. Yoksa sıkıntılar içinde olabilirdim. En büyük korkunuz nedir? Allah göstermesin! Karakterinizin en belirgin özelliği nedir? Açık sözlü olmam herhalde. En sevdiğiniz yazarlar kim? Salinger, Shakespeare, Tolstoy, Kundera. Piyale Madra'ya bu güzel röportaj için çok teşekkür ediyoruz. Bir sonraki röportajımızda görüşmek üzere NY'tan sevgilerle Rana SOLAKER Piyale Madra'dan |