Anytime You Need a Friend, There She Goes..? Yazdır E-mail
Yazar Dilara Erdem   
Sali, 20 Mart 2007

Anytime You Need a Friend, There She Goes..?

Sample Image

Kızların kızlarla arkadaşlığı hep ilginç bir konudur bence. İlginçliği zorluğundan ve hatta zaman zaman da imkansızlığından sebeptir. Dönüp şöyle bir bakarsak kızlar arası ittifaklar ya çok güçlü olur, bağları sıkı olur, düğümleri gemici düğümünden beter olur; ya da olmaz! Evet, ittifak mittifak olmaz, çünkü kızlar diğer kızlardan nefret edebilme potansiyeline sahiptirler çoğunlukla. Aralarındaki bağı incecik ipliklerden örerler ki istendiğinde çözülmesi kolay olsun!

Bazılarının hayatla ilişkisine benzer yani kızlar arası ilişkiler: Ya siyah, ya beyaz! Griye yer kalmaz.. Tabi bu dediklerim “harbi” kızlar için geçerli şeyler. “Harbi” kızlar rol kesmez, “-mış” gibi yapmaz, dürüstçe yaşarlar ilişkilerini, özgürce söyleyebilirler hissettiklerini, asla korkak dövüşmezler. Beğenmezlerse yemezler, istemezlerse gitmezler, yakışmamışsa söylerler: “Yok şekerim, bu pantolon poponu iyice kocaman gösterdi, bakma sen tezgahtar “kız”ın söylediklerine. Alırsan bu pantolonu sokakta giyemeyeceksin, giymek istiyorsan da sabah pişirdiğin çikolatalı keki döner dönmez çöpe atman gerekecek, benden söylemesi..”

Tabi gerçekleri ne kadar duymak istediğinizle de doğru orantılı kız arkadaş ittifakı kurma potansiyeliniz. Zaman zaman onuncu köy muamelesi de görebilir arkadaşlık ortamınız! Neyse diyeceğim benim bir onuncu köyüm var, bir ittifakım. Sadece 2-3 üyesi var bu ittifakın, ama ne demişler “Az olsun öz olsun!” ya da “Azı karar, çoğu zarar!”

Sample Image

Mariah Carey’nin bir şarkısı vardır: “Anytime You Need a Friend” diye. Orada der ki “Ne zaman bir arkadaşa, dosta ihtiyacın olursa, ben orada olacağım..” Bunu bir kız size söyleyebiliyorsa, ve söylemekten öte bir gün bu durumda kaldığınızda, nerede olursa olsun yanıbaşınızda bitiveriyorsa işte bence dünyanın şanslı kadınlarından birisiniz demektir. Tabi bazılarımız “Dotluğun ve dostların cinsiyeti yoktur” da diyebilirler bana. Haklıdırlar kendilerince, saygı duyarım. Ama ben de onlara Emre Yılmaz’dan alıntı şöyle veciz bir söz söylemek isterim: “Erkekler birbirlerinin sadece rakipleri, kadınlar ise birbirlerinin düşmanlarıdır.”

Bizim bu kızlar ittifakımız en çok üç, en az iki üyeden oluşmaktadır. Pek sevgili, hayatla kavgalarını fazla dışarı taşımayan, ilişkilerinde denge kurabilen, seslerini asla yükselttiklerine bir defa bile şahit olmadığım, zaman zaman “Acaba bu kızların sinirleri mi alınmış ki?” diye düşünmekten kendimi alamadığım, zerre kadar kıskançlık iksirinden tatmamış; tattıysa bile hiç çaktırmamış, genelde hayata olumlu tarafından bakabilen, gerektiğinde benimle beraber “tatlı krizi”ni bastırmak için soluğu bir tatlıcıda alabilen, sabah ya da akşam sporum esnasında bana partner olabilen, kompleks denen o bela kelimenin anlamından bir haber, gayet güzel gayet bakımlı, anlayışlı, gülümsemekten dolayı göz kenarlarında minik çizgileri oluşmuş 2 üyesi var bizim onuncu köyün benden başka!

Tüm bunların yanı sıra birbirimizde hiç mi beğenmediğimiz yön yok acaba? Hiç mi dayanılmaz bulduğumuz anlar olmuyor birbirimizi? Olmaz olur mu hiç? Hep mi aynı düşünüyor ve aynı şeyleri yapıyoruz acaba? Yok canım, o kadar da değil! Birimiz çok alış-veriş yapar mesela. Diğerlerimiz onun peşinde dükkan dükkan sürükleniriz. Birimiz pek inatçıdır, diğerimiz pek kararlı. Birimiz kızdığı zaman bir şeye ya da birine açar ağzını yumar gözünü; diğerimizse içinden küfür etmeyi tercih eder, dışarı vermez iç sesinin volümünü.. Birimiz sırt çantalı gezgin, diğerimiz beş yıldızlı konformist modundadır. Birimiz et yer, döner yer, bayılır; diğerimiz yemese aklına bile getirmez kırk yıl! Birimiz bağırırken, diğerlerimiz susar; hepimiz susarken birimiz ağlar. Hepimiz gülerken birimiz yere yuvarlanır; diğerimiz onunla sürüklenir, sona kalan da diğerlerinin üzerine atlayıverir.

Bu hayatta tüm kızların en az bir ittifakı olmalı derim ben; zoru başarmanın farkındalığında bir kadın olarak hem de. “İyi ki varsınız” diyebilmek, “İyi ki burada, yanımdasın, arkadaşım, dostumsun; benim kız kardeşimsin” diyebilmek sahip olabileceğimiz en güzel ve değerli mücevherden; ya da Manolo Blahnik ayakkabıdan daha değerlidir benim gözümde! Ayakkabı severim tabi, Manolo’ya taparım. Ama düşünün bir “İhtiyacım var sana, imdat” diye telefon etseniz, hangi Manolo 12 km. öteden gecenin bir vakti atlayıp arabaya, elinde bir kutu mendil ve bir şişe şarapla kapınızda bitebilir ki?

       DiLaRa
       Mart 2007
 
< Önceki   Sonraki >

yorumlar

Kadınları en fazla tanıyan,en fazla anlayan erkeklerden biri olarak:) birbirlerine olan hasetlik ve çekememezlik dolu tavırlarına bayılıyorum.Bir ortama birlikte giren,kadın ve erkeğin, sadece kadın olanının süzülmesi,güzelliğinin ya da neler giydiğinin anında süzgeçten geçirilmesi gibi:)
Dilara'cığım bu tür yazılarını merakla bekleyeceğim:)
Not: Buraya, yorum yazabilmek için siteye üye bile oldum, 'tekel' olmanın cazibesi sanırım:)

Gönderen MEGALO, on 03/21/2007, at 19:17

 1 
Sayfa 1 de 1 ( 1 yorumlar )
©2006 MosCom

Yorum eklemek için üye olmalısınız. Üye iseniz lütfen giriş yapın
ADnet Reklamları Siz de reklam verin

Günlük

Kendin Ol Yeter!

Kişisel başarı ve aşk böceklerinin...

Detaylarla Gülümsetebilmek

Geçenlerde her zaman eve gittiğim...

Yine mi geç kaldım?

Neden hep bir şeylerden uzak...

Giriş Formu






Parolamı unuttum?
Hesabınız yok mu? Bir tane oluştur