Aralık 02, 2008

Kuz Optiğin Farkı

Kuz optikten yaratıcı bir mail aldığım. İlan bakmaya değer bir şekilde tasarlanmış. Basit ama akılda kalıcı. Ayrıca web sitelerinden alışveriş imkanı olması çok iyi haber.

Etiketler: ,

Aralık 01, 2008

Ücretsiz Gönderim

Burnundan kıl aldırmayan siteler uluslararası gönderim yapmazken, kriz sayesinde bazıları hem gönderiyor, hem belli bir fiyatın üzerine gönderim bedava diyor.

Bu krizden hortlamış yüce hizmeti gerçekleştiren shopbop.com, yıl sonuna kadar $250 ve üzeri yapılan harcamaları kapınıza kadar zırnık para almadan gönderiyor.

Gönderimin bedava olmasını geçtim, asos.com hala Türkiye'ye göndermiyor ve bizi oldukça mağdur durumda bırakıyor.

Robot Bacaklar



Trendsetter arkadaşlarımdan biri bu trendi iki yıldır başarıyla uyguluyor. Forever21'ın ana sayfasında görünce artık söz etme zamanı geldi dedim. Dore ya da lame legging'lerden geç olmadan edinin. Bu trendin American Apparel'dan yükseldiğini de belirtmek gerek.


Etiketler:

Etrafa Duyurmak

Etrafın soruları hiç bitmez.

Erkek arkadaşın yok mu?
Var... Ne zaman evleneceksin?
Evlendin... Çocuk ne zaman?
Oldu... İkinci ne zaman?
Oldu... İşte ancak ondan sonra soru sorucu kendine taze hedefler aramaya yönelir ve kurtulursunuz.
Yukarıdaki hayat döngüsü içinde boşanılmışsa, ayrıca başka adam yok mu ve ne zaman evleneceksiniz ve işten ayrılınmışsa bilimum iş soruları da karşılaşılacak engellerdendir.

Hamilelik konu başlığı içerisinde de bu sorulara şöyle çareler bulunmuş.

Etiketler:

Kasım 30, 2008

Baştan Ayağa Muamması


Eksiden defileler sadece şov amaçlıydı, tasarımcının defilelerde tanıttığı abartılı kostümler "giyilemez" kategorisindeydi.

John Galliano'nun tiyatral şaşaası istisna olmak kaydıyla, çok az kıyafet artık "giyilemez" durumda.

Peki defilede stylingi yapılmış kostümü alıp tümden giymek mübah mı?

Madonna işte son görüntüsüyle bu soruyu gündeme taşıyor. İlkbahar/yaz 2009 için Louis Vuitton markalı bu görünüm (baştan ayağa) kişiselleştirmeyi oyun dışı bırakmıyor mu?

Nerede kaldı yaratıcılık nerede kaldı sanatçının trendsetterlığı diye sorarlar adama.

Etiketler:

Kasım 19, 2008

Fantastik Fantezi

İngiliz Vogue, Nick Knight yönetiminde nostalji yaptırmış, moda fantezisi üzerine bu ayki sayısında. Babalardan epey tanıdık parça var. Vizyonerlik ve hayal gücü bakılası ve bayılanası boyutta.










Etiketler:

Kasım 18, 2008

Tarantula Ayakkabı


Tarantula, ayakkabının içine yanında yemekleriyle(sinek, böcek) beraber konmuş.


Etiketler:

Kasım 17, 2008

Lolipop Kıvamlı Desert Blue Jeans







Desert Blue Jeans, şekerci dükkanı havası veren jeanler için tatlı bir alternatif. Farklı renk seçenekleri paça şekilleri var.
Hillary Duff ve Fergie de sevenler arasında.

Etiketler:

Strapper


Sütyen askılarını saklamaya yarayan çok mantıklı bir aparat the strapper.

Etiketler:

Kasım 13, 2008

Katil Bahçıvan

Givenchy'nin baştaki defile stylingi çok kopya edilir oldu. Mesela ortada La Rok'un "esinlendiği" şekil var. Bir de bu karnavala katılan Paco Robanne Black XS parfümünün reklamındaki styling var. Artık katil bahçıvan mı siz çözeceksiniz.


Not: Paco Robanne stylingi olayı bitirmiş. İleride evlatlara 2008 kışından bahsederken göstermek isteyeceğim bir görünümdür kendisi.


Not2: Moda Trenden İn'in dikkati pür okuyucusu Neslihan Tokat Buffalo Jeans reklamında da zincir olayını yakalamış.

Etiketler: ,

Kasım 12, 2008

Kısa Şortun Hakkını Vermek

Kate Moss bazen basit birşey giyiyor ve oluyor. Tabii kısa şortunun sırrı damarlarındaki asil kanda değil, bacaklarındaki selülitsizlikte ya, neyse.

İşte Fornarina şort kotuyla "az uğraşmış" halleri.



Etiketler: , ,

İnsan İnsana Marka Tasarıma Benzer

Aslı Unutulmaz'ın 2005 yılında tasarladığı kostümün türevleri 2008 Kış/Sonbahar Bottega Veneta defilesine çıkmış.
Balenciaga'nın burada İnsan insana benzer... serimize farklı bir akorttan girerek bir parmak bal çaldığını söyleyebiliriz.
Öte yandan moda tasarımcısı olan Aslı'nın bu ileri görüşünü değerlendirmenizi öneririm. Trend burnu keskin kokular alıyor bence.





Etiketler:

Kasım 05, 2008

Chris'in Ceketi, The Edge'in Beresi





Militer ceketler 2004 yılında çıkışını yaptığından beri tarafımca ablukaya alınmış durumdalar.
Son taze ise Chris Martin'in Viva La Vida klibinde, albüm tanıtımında ve konserlerde değişe tokuşa giydiği. Ancak öğrendim ki, ceketi basçı Guy Berryman grubun diğer ceketlerini yaptığı gibi yapmış.

Genelde bir albüm çıktığında nedense merdandising yani promosyon ürünler hiç benim arzu ettiklerimden olmuyor. Mesela bu ceketten konserde satsalar hem de 200 pounda acayip para kırarlar. Umarım dikiş faaliyetlerim canlanır ve kendime iyi bir militer çıkartırım, çünkü ebay beni kesmiyor bu konuda şu an.

Bir de şu ürün vardır ki, U2 senelerdir yapmamıştır. O da The Edge'in Achtung Baby beresi.

Etiketler: ,

Balon

Beğendiğim bir editoryal... Philip Toledano






Etiketler:

Kasım 01, 2008

Mafya Ayakkabısı

Madonna'nın silah şeklindeki Chanel ayakkabılarından sıkılan varsa, dövüş kulübüne girmek için başka bir alternatifiniz var artık. Üstelik sadece $46.99. Hem de daha mafyamatik.

Etiketler:

Ekim 29, 2008

Chuck Bass SJP'ye Karşı

Yeni stil ikonu, Blair ve Serana'nın gerisinde kalmayan hatta daha cesur hamleleri bulunan Gossip Girl'ün yarattığı Chuck Bass, Sarah Jessica Parker'ın izinde. Hatta çift baklava kullanımı ile önünde.
Erkek stilinde yaratığı kıpırdanmayla günümüzde stil ikonu olması bu karakterin hakkı. Ed Westwick de rolünü hakkıyla oynuyor.



Etiketler: , , ,

Kate Moss Topshop 2008



Kate Moss Moda Haftaları'nda defile yapana kadar bu koleksiyon dizisi sürecek sanırım. Belliki Topshop için bayağı karlı geçiyor bu işbirliği. Stil kraliçesinin yine kendinden esinlendiği parçalar yılbaşı için yapılmış. "O kot, o elbise, o tayt anca sana yakışıyor Kate Moss. Etibol İngiliz kızları ve yıllarını basenlerine vermiş Türk kadını ne yapacak?" Koleksiyonun çoğunun Slav ırkına hitap ettiğini düşünüyorum.


A bir de Kate Moss'tan stil fetvası. Bence bu fetvaya uyulur.

Etiketler: , ,

Patricia Field'da Kalmıştık

Bireysel stilin önemini vurgulayan stil kraliçesi Patricia Field, demiyor ki; "Sex and The City'den esinlenme, Kate Moss'ça giyinme. Madem bunlardan ilham alıyorsun, at altına kendi imzanı, sana ait birşeylerle o görünümü süsle" diyor.

Patricia Field'ın geçtiğimiz Çarşamba gecesi Longtable'da düzenlediği Marks&Spencer defile görüntüleri. Aksesuarların satışta olmadığı ama elbiselerin satışta olduğu koleksiyon. Daha fazlası için ise www.patriciafield.com 'dan sipariş imkanı var.





Etiketler:

Ekim 27, 2008

Bloguma Böyle Erişebiliyorum

Sansürcü ve yasakçı zihniyetlerin 21. yüzyıl eserinin içinde kendine çıkış noktası arayanların şu adresleri şu şekilde yazması gerekiyor:

ekşisözlükten alıntıdır:

177- biliyorum zaten çözüm değil, sorunun çözüme ulaşması bu şekilde olmamalı falan filan; evet de çare kalmayınca deniyor insan. neyse, ben söyleyeceğim şeye geleyim. youtube örneğinde uyguladığımız yol olan c:\windows\system32\drivers\etc'deki hosts dosyasına siteye direkt ulaşımı sağlayan ip'yi yazarak, karşısına linki yazmak da ne yazık ki çözüm olamıyor bu engellemeye. zira subdomain uygulaması engel çıkıyor karşımıza. yani güzide bloglarımıza xxxx.blogspot.com olarak girildiğinden yine engelleniyoruz. ama yine de en azından eşin dostun bloguna kasmadan gireyim diyorsanız, yine aynı bağlantıdan
yani c:\windows\system32\drivers\etc\hosts- girip şöyle şeyler yazabilirsiniz:
72.14.207.191 www.blogger.com
72.14.207.191 blogger.com
72.14.207.191 www.blogspot.com
72.14.207.191 blogspot.com
72.14.207.191 modatrendenin.blogspot.com (eşin blogu)
72.14.207.191 guzelsentrendenin.blogspot.com (dostun blogu)
bunun dışında pek bir şey yapamıyoruz gibi geldi bana. tunnel'lar var tabii de, pek sevmiyorum ben hacı.
(
rebelly, 25.10.2008 12:59 ~ 13:00)

Etiketler:

Blogum Digitürk'ün Aldırdığı Mahkeme Kararı Yüzünden Kapalı

24 Ekim saat 19:00.
Eve geldim. İnterneti açtım. Maillara bakarken elim site istatistiklerine gitti. İstatistikleri olması gerekenin yarısında görünce, gidip diğer istatistik sitesine baktım. Orada da öyleydi. "Bir sorun var" dedim içimden. Moda Trenden İn ve Güzelsen Trenden İn'i yokladım. Özensiz, içeriksiz, sebepsiz o malum kırmızı yazıyı görünce beynimden vurulmuşa döndüm. "İçimden moda yazısı yazarak ne yapmış olabilirim" dedim. Sonra sırayla aklıma gelen blogları yokladım. Hepsi yasaklanmıştı. Ardından eksisözlük vs gibi sitelerden olayı takip etmeye başladım.
Üç gündür de bu olayla yatıp kalkıyorum. Başlarda yasakçı zihniyetin 8 kusurlu hareketten birini işlemiş olan bloglara verdiği cezadan nasibini almış milyonlara yaklaşan kullanıcıların hak ve özgürlüklerinin kısıtlanması olarak olay ele alındı.
Ancak dün akşamüstü itibarıyla bulutlar dağıldı. Gerçek ortaya çıktı.
Teknoloji şirketi Digitürk, LİG TV'den maçlarını internetten kaçak izlemeyi kolaylaştıran formül sağlayan "bazı" blogları susturmak istemişti.
Ancak gelinen noktada sayısı yüzbinlerle ifade edilen bloglar kapatıldı. Site sahibi yüzbinler ve milyonlarca okuyucu 4. günün sonunda hala mağdur.

Öyleyse şimdi bu soruların cevap bulması gerekiyor:
1- İstanbul'da kurulmuş ve merkezi burada olan Teknoloji şirketi Digitürk, niçin kalkıp Diyarbakır'da bir mahkemeye dava açıyor?
2- Teknoloji şirketi Digitürk, bugün NTV'de avukatları tarafından yaptığı açıklamada "bloggerların hepsini kapatmak gibi bir niyetimiz yok" diyerek ne demek istiyor? Lakin her teknoloji şirketi hatta ortalama internet gezgini bile kapatmanın adres bazında yapılabileceğini bilir. Niçin o adresler Dijitürk şirket bünyesinde kurulmuş olduğu söylenen "Fraud" departmanınca tespit edilebilirken, sadece onların kapanması yönünde mahkemeye başvurulmuyor?
3- "Biz Google'a bu sitelerde şifre veriliyor birşeyler yapın diye ilettik ancak cevap alamadık" diyen teknoloji üretebilen Digitürk, adwords, adsense'den büyük gelir elde eden Google'a "tüm bloggerları Diyarbakır mahmekesinde kapatayım da sen mağduriyet neymiş gör" diyerek kafa mı tutuyor?
4- "Bloggerları kapatma niyetimiz yok" ne demek? Bu hareketle kapandığının farkında değil misiniz?
5- Lig Tv şifresini bloglar sayesinde kırabilenler, sadece bir linkten girerek bu haftasonu tekrar bu şifre kırma işlemini yaparak FB, GS, BJK, TS ve diğerlerinin maçlarını acaba bloglarda öğrendikleri yöntemlerle izlemediler mi?

6- Kendi hakkını savunurken başkalarının haklarına tecavüz etmek suç sayılmayacak mı?
7- Digitürk bu sansür mekanizmasına ön ayak olduğunun ülkemizi utanç verici duruma düşürdüğünün farkında mı?


Bigumigu'ya bırakılan bazı görüşler:
MioCaro (26/10/2008 4:50:29 PM)
Digitürk kendi ticari kazançlarını korumayı düşünürken bütün ülkenin, blog yazarlarının, okuyucularının ve kendi müşterilerinin kişisel hak ve özgürlüklerini hiçe sayıyor. Davanın neden Diyarbakırda açıldığı ayrı merak konusu. Arayıp kayıt sistemi dahilinde DT aboneliğimi iptal ettirdim. Gerekçesini detaylarıyla anlatarak. Buyrun detaylar

Bu büyük hatanın telafisini avukatları, hukuk danışmanlarıyla Digitürk'ün yapması gerekiyor. Ve bunun da diğerlerine, hepimize emsal teşkil etmesi gerekiyor. Haklarımızı ararken diğerlerinin özgürlüklerini tehdit etmeyelim.

firat® (26/10/2008 8:08:58 PM)
Blogger'daki herhangi bir blogu kapatabilirsiniz. Daha önce örneklerini gördüm. Digiturk gibi iletişim ve teknoji servisi sunan bir platform iyice araştırıp, gerekli mercilere başvurup, akabinde o siteli kapattırma yoluna gitmek yerine, daha basit ve işlerine gelir bir yol tercih edip, tüm Blogger servisini kapatma yoluna gittiler. Buradaki sorun telif yasası dahilinde kapatmak zorunda bırakılan bloglar değil, hiçbir suçu olmayan, tamamen bilgi, kişisel deneyim, ilgi alanları vs. gibi herkesin kendince bir tat bulduğu yüzbinlerce blogun kapatılmasıdır. Blogger'in burada herhangi bir suçu yok. o sadece bir servis sağlayıcı. Gidersin, görüşürsün yetkililerle ve üç beş kuruşunu kurtarırsın. Böyle bir açgözlülükle sansürün dibine vurmanın bir anlamı yok.

tropical (26/10/2008 11:58:09 PM)
digiturk'un suclulugu, kolay yola kacmasi vs. tartisilabilir konulardir ama turkiye'de kapali tek site blogger degildir, son da olmayacaktir boyle giderse. bu da blogger'in kapatilmasi olayinda sucu olsa bile buyuk resimde olayin digiturkle alakali olmadigini, cok daha ciddi bir sansurle karsi karsiya oldugumuzu bize maalesef bir kez daha gosteren bir durumdur.

youtube'un kapali olmasina bugune kadar ciddi hicbir tepki gosterilemedi (diger siteler icin de gosterilmedi ama youtube sembol oldugu icin soyluyorum)
bu olayda su kurumu, diger kapatmada baska bir kisiyi, berikinde bambaska birini suclayabiliriz, ama bunun bir SANSUR oldugunu ve sevdigimiz sevmedigimiz, bizi ilgilendiren ilgilendirmeyen her site icin, internet icin, ozgurluk icin tepki gostermemiz gerektigini kabul edip sesimizi duyurmazsak, o kapanir, bu kapanir ve bu boyle devam eder.



Etiketler:

Ekim 24, 2008

Çorap Halleri

Uzun zamandır ebay'de gördüğüm bu çorabı almak istiyorum. Benimki siyah-mor olacak. Ancak tanıtım resminde bir tek bu var. Biraz önce aşağıdaki resmi Face Hunter'da görünce neden bir türlü bu çorabın siparişini veremediğimi düşündüm. Biraz daha düşünürsem zaten $5'lık çorap olacak 50 YTL.


Not: Çoraptan öte elbisenin detayı da çok güzel. Sokak fotoğraflarına bakınca içimi hep hüzün kaplıyor. Keşke sokağa çıktığımızda böyle insanlar görebilsek diye...

Etiketler: , , ,

Ekim 23, 2008

Patricia Field ile Stil Üzerine... Az Sonra


Patricia Field, David Dalrymple ve ben. Daha doğrusu ben, Patricia Field ve David Dalrymple.

Etiketler: ,

Ekim 20, 2008

Tek Koldan Çanta Sarkıtma Geliyor


Gossip Girl delisi olmayan var mı? Konu "çoluk çocuk" gelse bile günümüz trendleri açısından moda dersleri için bile seyredilir.

Ben şimdi 2. sezona geçmiş durumdayım. 2. sezonun 3. bölümünde Serena'nın zincirli bir çantayı tek omzundan sallandırdığını gördüm. Aynı 15 yıl öncesinin "anne modeli". Bu eski-yeni çanta takma biçimini sırf Serena'da da görmüyorum. Geçen gün ağırbaşlı bir partide de rastladım. Bu modelin çaprazlara kaptırdığı tahtını geri alma mücadelesi içinde olduğunu söyleyebilirim.

Etiketler: , ,

Heeey! Bizim de Uğruna Sırada Sabahlayacak Bir Olayımız Var

Moda baygını ecnebiyi nasıl bilirsiniz?
-Önemli bir satış/indirim öncesi saatlerce mağaza önünde kuyruğa girmiş olarak.
İşte şimdi bizim de uğruna sıraya girip sabahlayacağımız bir olayımız var.

Patricia Field'ın Marks&Spencer'a hazırladığı koleksiyon 24'ünde şu mağazalarda satışa çıkıyor: Bağdat Caddesi, İstinyePark, Akmerkez, Nişantaşı ve İzmir Alsancak Marks & Spencer.
Şimdiden "sen benim kim olduğumu biliyor musun'lu" ayırtmalar var aldığım duyumlara göre.
Koleksiyon ilk günden tükenmezse sadece Ekim-Kasım ayında raflarda.

Etiketler: ,

Ekim 16, 2008

Krizdeyim

Van Gölü canavarı, enflasyon canavarı ve trafik canavarından sonra şimdi de kriz canavarı var. Hülya Avşar krize karşı şimdiden "3" cipini sattı haberleri yankılanıyor. Bugün Hürriyet'te de sosyetenin krize karşı aldığı önlemler vardı. Moda ekonomisinin ayakta kalmasını sağlayan tanıdığınız alışveriş canavarları şu tip önemler almış:
- Mağazaya gidildiğinde 2 yerine 1 adet alınacakmış.
- İhtiyaçların dışına çıkılmayacakmış.
- Lüks seyahatler ertelenmiş.
- Alışveriş yerine ortamdan faydalanıp emlak satın alınacakmış.

Sosyetenin bu faydalı önlemlerinden yararlanmak ya da "vur patlasın çal oynasın" yapmak elinizde. Ölümlü dünya. Bir kere geliyoruz değil mi? Öyleyse nasıl dibine vurup, patlatıp çalıp oynarız?
- Özellikle dolar ve euro kuruyla bir daire kiralanır. İçine de bolca masraf yapılır.
- Euro bu kadar artmışken milli para birimi Euro olan Türkiye'den yabancı otomobil alınır. Petrolün yüksekliği ile artık saat ve gün mefhumunu yitirmiş şizofren trafiğe her gün iş olmasa bile çıkılır. En azından arabayla dolaşılır.
- Fiyat politikasının yurtdışından belirlendiği yabancı menşeili ürünler özellikle Harvey Nichols ve Beymen'den alınır. Ancak Harvey'de fiyatlar pound üzerinden olacağından, pound bu krizde meşhur olmadığı için, şan şöhret adına Avrupa fiyatlı Beymen'den almak daha akıllıca olur.
- Dolar kuru üzerinden belirlenen spor salonlarına yıllık abone olunur ve hiç gidilmez. Önemli olan spor salonuna karşı aylık taksitler halinde dini vecibeyi yerine getirmektir.
- Fersah fersah çıkan doların hızından faydalanmak için özellikle ABD'ye gidilip alışveriş yapılır. "Bugün 1.47'den almıştım, yarın allahkerim" diyerek, olay bir oyuna dönüştürülür.
- Özellikle tekstil ticaretine atılınır. ABD'den ithalat yapılır. Çok mu uzak? E Avrupa'dan yapılır.
- Yine milli para birimimiz "Avro" üzerinden fiyatlandırılmış mobilya alınır. Her geçen gün bir öncekini aratacağından adrenalin bağımlısı olunur.

Etiketler: